SevgiForum.NET  


Mezhebi Tefsirler

Go Back   SevgiForum.NET > > >

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
      #1  
Alt 11.01.2020
ALI25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05.01.2018
Üye No: 8740
Mesajlar: 2.631
Aldığı Beğeni : 2585
Karizma Puanı: 9406
ALI25 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
ALI25
La Edri
Standart Mezhebi Tefsirler
Mezhebi Tefsirler

İslamin birinci asrindan itibaren gerek dini, gerekse siyasi bir anlayişla ortaya cikmaya başlayan bir takim mezhebler, tefsire hiz veren amillerin başinda yer almaktadir. Herşeyden önce müslüman olduklarini unutmayan bu mezheb mensublari ortaya koyduklari görüşlerin dogrulugunu göstermek icin Kur´an´a başvuruyorlardi.

Cünkü her mezheb Kur´an ve sunnete dayandigi oranda gücleniyor ve taraftar topluyodu. Ancak bunlarin bir kismi mensub oldugu mezhebin veya ekolün görüşlerini ölcü kabul edip, Kur´an ayetlerini o ölcülere göre tefsir ediyordu. Böyle olunca da söz konusu niteligi taşiyan her firka Kur´an´a kendi akidesi acisindan bakiyor ve onu kendi mezhebine göre tefsir etmeye calişiyordu. Şayet kendi görüşlerinin dogrulugunu kanitlayacak mahiyette ayet bulamazlarsa o zaman da, anlam itibariyle onlara en yakin olan bir, ya da birkac ayeti bazi zorlama te´villlerle yorumlama cihatine gidiyorlardi. Tabiatiyla bu durumda mezheblerin görüşlerini Kur´an´a dayandirmak maksadiyla kaleme alinan tefsirlerin, ilmi acidan bagimsiz olduklarini söylemek mümkün degildir.

Cünkü az önce de ifade ettigimiz gibi bu mezheblere mebsub alimler ister itikadi, ister ameli, isterse siyasi görüşleri bakimindan olsun, kendi düşünce tarzlarini Kur´an´in önüne gecirerek ayetleri o düşüncelere uygun şekilde yorumluyorladi. Böyle olunca kendi mezhebini Kur´an´la test etmeye calişan bir mufessir, mensubu bulundugu mezhebin herhangi bir görüşü Kur´an´a muhalif de olsa, onu savunmak zorunda kaliyordu.

Bunu, Ehl-i sunnet dişindaki bütün mezheblerde apacik bir şekilde görmek mümkündür. Şimdi sözünü ettigimiz mezhebi tefsirler üzerinde biraz duralim.

Mutezile Tefsirleri

Mutezile, Hişam b. Abdulmelik zamaninda yaşamiş olan Vasil b. Ata (80/699-131/748)´nin kurmuş oldugu mezhebe verilen bir isimdir. Bu mezheb, Emeviler devrinde ortaya cikmiş olmakla birlikte, esasen İslam düşüncesine kendi yöntem ve fikirleriyle Abbasiler döneminde ivme kazandirmaya başlamiştir. Söz konusu mezhebe nispet edilen tefsirler, az önce belirttigimiz nitelikleri taşirlar. Zira , tamamen rasyonalist bir anlayiştan hareket eden Mutezile imamlari, önce kendi dinsel yorum ve tercihlerini ortaya koymuşlar, ardindan da bunlari delillendirme cihetine giderek, Kur´ani nasslari te´vile koyulmuşlardir. Öyle zannediyoruz ki, konunun daha iyi anlaşilabilmesi icin bu noktada Mutezilenin Kur´an tefsirinde nasil bir yol takip ettiginin bilinmesinde fayda vardir.

Mutezile´nin Tefsirdeki Metodu

Mutezile´nin Kur´an´i tefsirde her zaman akli ön plana cikardigi bilinen bir gercektir. Söz konusu mezheb mensublarina göre bunun da sebebi, müminin kalbinde uluhiyyetin iyice yer edip varligin hakikatine ulaşmasi icin akli yönden bütün boşluklari gidermek, onu nesneler dünyasini özdeşleştiren yaklaşimlardan arindirmak suretiyle inanci, hikmet ve adalete aykiri olan her tercihten temizlemektir.

Bu husustaki yaklaşimlari kisaca şöyledir :
Hadiseler arasinda sebeb sonuc ilişkisi vardir. Allah hikmeti geregi bir şeyi diger bir şeyin sebebi olarak yaratmiştir. Kainatta hic bir şey sebebsiz meydana gelmez. İnsan akli, bu sebebleri bulmaya ve bir şeyin iyi/hüsn, veya kötü/kubh, güzel veya cirkin, faydali veya zararli, maruf veya münker, helal veya haram oldugunu tayin etmeye muktedirdir.

Aklin bu kudret sayesindedir ki, sahih nakil ile saglam akil hicbir zaman tearuz etmez. Eger akil ile nakil arasinda herhangi bir celişki meydana gelirse, akil tercih edilir. Cünkü nakil ancak akilla mutabakat saglarsa delil olarak alinabilir. Eger akilla nakil arasinda bir mütabakat söz konusu degilse, o zaman naklin mutlaka te´vil edilmesi gerekir.

Akla bu denli önem veren Mutezile mufessirleri Kur´an metnini ilk önce dilbilgisi ve söz sanatlari/belagat acisindan tahlile tabi tutmuşlar, ancak ibarelerin anlamlarini tesbitte herhangi bir cözümsüzlükle karşilaşma durmunda ise, mecaza yönelerek te´vil yolunu secmişlerdir.

Hatta şunu da belirtmek gerekir ki, söz konusu mezhebin düşüncersine göre hareket eden mufessirler zaman zaman yorumda sıkıntıya düştüklerinde, mütevatir kiraatlari reddetmekten de geri durmamişlardir.

Bütün bunlara ragmen felsefe, mantik, lugat ve diger ilimleri başariyla kullanan Mutezile ekolünün, İslam düşünce tarihi ve tefsir ilminin önüne geniş ufuklar actigi söylenebilir.(ez-Zehebi, et-Tefsir ve´l-Mufessirun, I, 368 vd.)

Ancak “Usul-i Hamse/Beş asil”diye bilinen “Tevhid”,”adl”, “va´d-vaid”, “menzile beyne´l-menzileteyn” ve “emr-i bi´l-ma´ruf” ve nehy-i ani´l-münker”(Usul-i hamse hakkinda bilgi icin bkz. Ez-Zehebi, et-Tefsir ve´l-Mufessirun, I, 370 vd.)gibi hususlarda taassuba varan bagliliklari, Ehl-i sunnet tarafindan asla tasvib görmemiştir. Cünkü onlar bu prensipleri isbat edebilmek ve muhaliflerine karşi bunlari savunabilmek icin ilk kaynak olarak Kur´an´a başvurmuşlar, aradiklarini onda bulamadiklari zaman da geniş bir dil kültürü ve akli muhakeme ile te´vil yoluna gitmişlerdir. Bu yüzden mutezili tefsirler özellikle bu beş esasin tafsilatiyla ilgili bilgilerle doldurulmuştur.

Mutezile, muteşabih ayetlerin te´vili meselesinde de akla geniş yetkiler tanimiştir. Bu husustaki yaklaşimlari da şöyledir :
Kur´an´daki teşbih unsurlari eger zahiri manada ele alinirsa, o zaman teşhib ve tescim söz konusu olur.(eş-Şehristani, el-Milel ve´n-Nihal, (thk. Muhammed Seyyid Keylani), Beyrut 1390/1975, I, 86.)

Bundan dolayi “Ayn”, “Vech”, “Yed”, “Cenb”, “Fevk”, “Gazab”, “İstihza”, “Mekr”, “İstiva”, “İstiva”, “Meci”, “Kudret”, “Sem” ve “Basar” gibi sifatlar olmak üzere bütün muteşabih ifadeleri, Arab dilinin kaide ve prensiplerini ihlal etmeden yorumlamak gerekir.

Ancak hemen ifade edelim ki, Mutezile imamlari bu sifatlari yorumlarken onlarin bir kisminin te´vilinde sifatlari nefy ve ta´til/inkar yoluna gitmişlerdir.
Mesela, Mutezile´ye göre Allah´in zatindan ayri kadim ve ezeli olan “İlim”, “Kudret”, “Sem” ve “Basar” gibi sifatlari yoktur. Allah herşeyi bilir, herşeye gücü yeter, herşeyi işitir ve görür. Bunda zerre kadar şek ve şüphe yoktur. Fakat Allah zatinda ayri olan “ilim”, “kudret”, “sem” ve “basar” gibi kadim ve ezeli sifatlarla degil, zati ile bilir, güc yetirir, işitir ve görür.(et-Teftazani, Kelam İlmi ve İslam Akaidi,)

Mutezile´ye göre Kur´an´daki bazi ayetlerde de sembolik anlatimlar söz konusudur. Bu tarz ayetleri hakiki anlamda ele almak, insani hicbir zaman dogru bir sonuca götürmez.(Tefsir Usulu ve Tarihi, Sf. 264-266/Prof. Dr. Muhsin Demirci)






Konu ALI25 tarafından (11.01.2020 Saat 22:09 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
11.01.2020
  #2
ALI25
La Edri
 
ALI25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri    
Kayıt Tarihi: 05.01.2018
Üye No: 8740
Mesajlar: 2.631
Aldığı Beğeni: 2585
Rep Puanı: 9406
Etiketle: @ALI25
Online / Ofline :
ALI25 isimli Üye şimdilik offline konumundadır



Bu konu uzun oldugu icin kisa verdim ve buna dair mutezile mezhebindeki tefsir de mezhebler konusundaki o farki burda ortaya koyuyor bunuda okumakla bilmis olacaksiniz. Daha önce bir mevzu oldu onun icin bu mezhebe akilci demek bunun icinde hafif kalir mezhebler icinde en akilci ve o akli direk olarak ilk önce delil alan bir mezheb var ise iste oda budur. Her ne olursa onu alip akla basvurmak bu mutezile degil hangi mezheb olursa olsun ifrat´a kacmak olur. Bakiniz diger mezhebler de akilci ise bunlar gibi her seyi o akla vurma veya baska ifade ile söyle diyeyim ilk önce o akla basvurma ve bundan yola cikma buna göre hareket etme mutezile icinde aleyhinde delil olur. Her gelen ne olursa veya her haber akla vurulur akil alip kabul ederse ne ala ve yoksa tevil veya redd edilir yada akla uygun olarak degerlendirilir. Ehli sunnet iste böyle degil ve diger selef ve ehli sunnet deki o mezhebler de nass konusunda mutezile gibi hareket etmedi ve bir metod da takib etmemislerdir. Ayet-i kerime´yi mümkün ise oldugi gibi alip kabul etmisler veya uygun olarak mana vermisler ve baska delil ile degerlendirmislerdir. Ayet-i kerime baska ayet ile veya sunnet ile ve sahabe ve tabiinin sözü ile buna benzer delillerledir.

Not allowed! Not allowed!
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı





Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:42.



Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.



  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
SevgiForum

Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.