SevgiForum.NET  



Go Back   SevgiForum.NET > >

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
      #1  
Alt 4 Gün önce
Nurhanım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14.03.2013
Üye No: 450
Mesajlar: 2.646
Aldığı Beğeni : 1866
Karizma Puanı: 1377
Nurhanım isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Nurhanım
Standart Bu zokayi yutmayalim derinliğe talip olalim
BU ZOKAYI YUTMAYALIM DERINLIĞE TALIP OLALIM

​Din ve bilim konusundaki kıyaslamalar, tartışmalar, kavgalar, tarafgirlikler herkesin mâlumudur. Kadim bir mevzudur bu, hikayesi epey ötelere dayanır. Bazen illallah dedirtir, bazen suyu çıkar, bazen kimse itibar etmez, bazen de közler yeniden alevlenecek gibi olur. ​

Doğrusu, dergi olarak sahadan hiç kopmadan, gençlerin gündeminin içinde kalarak, meseleleri enine boyuna işlemeyi seviyoruz. “Gençler neyi konuşuyor, neyi tartışıyor?” sorularını önemsiyoruz. ​

Epey zamandır, din ve bilim konusunun farklı şekillerde ısıtıldığına şahidiz. Hayatımızın öncü aktörlerinden olan bu iki kavram arasında, sağlıklı zemine oturtulamayan ilişkilerden dolayı kalpler huzursuz, zihinler karışık gibi.

​Yaptığımız konferanslarda da bunu açık ve net şekilde görüyoruz. Geçtiğimiz ay, bir kardeşimiz, şu soruyu sordu mesela:

​- Kur`ân`daki bir ayet ile bilimsel bir veri çakıştığında hangisine uymak lazım?

​Kendisine güzelce, derinlikli okumalar yapmadan ve sağlıklı tefekkür süreçlerinden geçmeden, bu gibi hap soruların kısır cevapları bizi bir yere götürmez, genellemeler ya da indirgemeler üzerinden söylenecek her söz iğreti kalır, temelleri iyi oturtmak lazım dedim. Lakin tatmin olmadı, klasik yobaz/bağnaz tavrı içinde olduğumu ifade eden cümleler kurdu. Hızını alamadı, “biz akıllı insanlarız, aklın ve bilimin yolunu izlemek zorundayız” diye de ekledi. Tartışma ilerleyince “ben de Allah`a inanıyorum” diye ekledi. Belli ki kalbi ve zihni bu konu ile dopdolu olduğu için bir şekilde net hükümlere varmak ve çıkış yolu bulmak istiyordu. Muhtemelen, kendi tarzı ve tavrıyla, havalı bir yerden konuşuyordu da. Tüm bunlar olurken, hâli ile “beni tatmin etmiyor sözleriniz, geçin bunları” mesajını da vermeyi eksik etmiyordu. Gülümsedim, dert etmedim ve sakince devam ettim:

​- Sevgili kardeşim, din ve bilim kavgasının bahsettiğin şekilde ateşli bir taraftarı olmak, bu şekilde ayrışmalarda bulunmak zokayı yutmak demektir, buna gerek yok. Bizim bilim isimli bir ilahımız yok, bir tek Rabbimiz var, o da Allah. Eğer bilimi bir ilah olarak görenler varsa burada, kusura bakmasınlar, o ilahın önünde kayıtsız şartsız boynumu bükmeyeceğim, o putun önünde eşsiz inancımı kurban etmeyeceğim. Arkadaşlar, bunu söylediğim zaman bilim karşıtı, bağnaz ve yobaz biri olmuyorum, bundan da emin olabilirsiniz. Böyle sapla samanın karıştığı, kaypak ve kaygan bir zeminde, gelişigüzel malumatlar arasında hiçbir mesele hakkıyla çözülemez. Önce arka planı iyi oturtalım, düşünelim, araştıralım, şablon sorulardan ve hazır cevaplardan kaçalım, meselenin bugüne kadarki serencamını iyi tahlil edelim, sonra daha sağlıklı bir yere varırız, acele etmeyelim.

​Evet, sorgulayan, akleden, merak eden herkes bu duraklardan geçecek. Özellikle gençken, kafamız da karışacak, kalbimiz de şüpheye düşecek. İnancımızın sahihliğini araştıracağız, taklitten tahkike ulaşmak için çaba harcayacağız. Çünkü insan olmak bunu gerektirir. Lakin hayatımızın temel taşlarını yerli yerince oturtamazsak, dağınık bir zihin ve bulanık bir kalple yaşamanın ıstırabından kurtulmak zor olacak.

​Bu anlamda, din ve bilim meselesinde, hususen İslam ve bilim konusunda, net bir duruşa, temiz bir bakışa, sağlıklı bir şuura ihtiyacımız var. Hurafelerden arınmış ferasetli bir hayat tarzına, kınayanın kınamasından korkmayan izzetli bir imana, her türlü bilginin potasında eridiği hikmetli bir dünyaya, insan-Allah-varlık arasındaki ilişkileri bütün imkanlarıyla/güzellikleriyle açığa çıkaracak sahih bir akideye daha da çok muhtacız bugün. Müslümanlar olarak, çağın şahitleriyiz ve üzerimize düşen sorumlulukları hakkıyla yerine getirmek zorundayız. ​

Bu sayımız, “din ve bilim” meselesinde, bizlere yutturulmak istenen zokaları yutmadan, aksine, yol açan, ufuk büyüten ve her şeyi yerli yerine koyan, her şeye hak ettiği değeri veren bir anlayışla hazırlandı. İstifadesinin bol olmasını dileriz.





Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı





Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:06.



Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.



  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
SevgiForum

Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.