PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Allah'ın İbadete İhtiyacı Yok


Painfully
01-10-2013, 04:24 PM
Allah'ın İbadete İhtiyacı Yok
Cenâb-ı Hakk'ın senin ibadetine, hatta hiçbir şeye ihtiyacı yok. Fakat sen ibadete muhtaçsın; manen hastasın. İbadet ise, manevî yaralarına ilâç hükmündedir. Acaba bir hasta, o hastalık hakkında, şefkatli bir doktorun ona yararlı ilâçları içirme ısrarına karşılık doktora: "Senin ne ihtiyacın var, bana böyle ısrar ediyorsun?" dese, bunun ne kadar anlamsız olduğunu anlarsın.
Kur'an, ibadetlerin terk edilmesi konusunda şiddetle tehdit ediyor ve dehşetli cezalar getiriyor. Nasıl ki bir ülkenin yöneticisi, ülkesinde yaşayanların hukukunu korumak için, onlara zarar veren sıradan bir adamın bir hatasına göre, onu şiddetli cezaya çarpar. Öyle de, ibadeti ve namazı terk eden adam, ezel ve ebed Sultanının vatandaşları hükmünde olan mevcudatın hukukuna şiddetle tecavüz etmiş olur, onlara manen zulmeder. Çünkü mevcudatın kemalleri, yaratıcıya dönük yüzlerinde tesbih ve ibadetle kendini gösterir. İbadeti terk eden, mevcudatın ibadetini görmez ve göremez. Belki de inkâr eder. O vakit, ibadet ve tesbih noktasında yüksek makamda bulunan ve her biri birer ilâhî mektup olan varlıkları önemsiz, vazifesiz, ruhsuz, perişan bir vaziyette sandığından hor görür, onların mükemmelliğini inkâr eder ve haklarına tecavüz etmiş olur.
Evet, herkes evreni kendi aynasıyla görür. Cenâb-ı Hakk, insanı kâinat için bir ölçüt olarak yaratmış, her insan için, bu evrenden özel bir âlem vermiştir. O âlemin rengini, o insanın inancına göre göstermektedir. Sözgelimi, gayet ümitsiz ve matemli olarak ağlayan bir insan, tüm varlıkları ümitsiz ve ağlar vaziyette görür. Gayet sevinçli, neşeli bir adam, evreni neşeli, güler vaziyette görür. Evren ve varlıklar üzerinde düşünen, ciddî bir biçimde ibadetlerini yapan bir adam, varlıkların gerçekten mevcut ve muhakkak olan ibadet ve tesbihatlarını bir derece keşfeder ve görür.