PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Göze Alacaksan Aşkı Çağır!


Painfully
01-02-2013, 10:51 PM
Bu gece kim bilir kaç kişi ellerini açıp dua ediyor aşk için? Sevmeye değer birini bulmak ve yürekten sevilmek için kaç insan dilek tutuyor?

O zamanlarda donup kalıyor gökyüzü, olduğu yerde duruyor bulutlar. Hangi dua gökyüzüne doğru yükselmeye başlasa aşk için, dünya susuyor. İçinde sevgi olan her niyet yukarıya ulaşıyor eminim. Peki, neden çoğu gerçekleşmiyor? Neden bunca kalp kışın ayazında yalnız başına uyuyor, yastıklara sarılarak?


Bütün mesele göze almakta galiba! Aşkı sırtlayabilmekte! Nedensiz, şikayetsiz, geleni tüm mütevazılığınla kabul edebilmekte gizli işin sırrı, hissediyorum. Bazen Orhan Veli gibi, anlatamıyorum! Kuşuna diziliyor kelimelerim, sesim boşlukta asılı kalıyor öylece. Dinleyene mi, okuyana mı, yazana mı, söyleyene mi kızsam, bilemiyorum ki? Cümleler boyu aynı şeyi anlatıyorum oysa, aşka tutunun diyorum. Bazen sert, bazen yumuşak ama hep aynı sözcüğe vurgunum ben, aşka!


İçine aşk girmeyen sevişmeler, sadece bedeni sarsar. Çoğu zaman onu bile bulamaz karanlığında sallanan ruhlar, içine sevgi koyun diyorum. Dengesini bulmadan hayatın, aşkın ritmini nasıl ayarlar insanoğlu? Bütün iş dengede, insanız şaşarız da, beşeriz de diyorum. Hatalarımızla büyümüyorsak, daha büyük hatalarla öğreniriz sonunda ama iş işten geçmiş olur. Geçmişi de gerektiğinde bırakmak lazım, gelecekte daha güzelleri var belki, neden şans tanımıyor insan kendi kaderine, anlamıyorum.

Alın yazısı var elbette ama hepsi de alnımıza yazılmamıştır. Biraz da gayret gerekmez mi diyorum? Cevap gelmiyor! Her gelende kusur bularak, kendi kusurunu görmeyenden daha kör var mıdır? Önceden yaptığımız haksızlıkların üstünden atlayıp geçmeye izin vermez hayat; şimdi bunca talihsizlik yaşandığında “neden ben?” diye haykıranın, kendi hesabına dönüp bakmamasından daha büyük cahillik var mıdır, bilemiyorum?

Kadının kızını, kralın oğlunu, beyaz atlı prensi, mükemmeli, en yakışıklısını, en zenginini arayarak geçecek zaman, sadece kayıptır. Düşünce gücüyle falan olmuyor kıskanılan hayatlar! İmrenilen, parmakla gösterilen aşkların ardı da acı ve emek dolu, sanmayın ki hediye edilir bedavadan hayaller!

Kimi zaman kızgın oklara hedef olup vurulsa da kelimelerim, ben doğru bildiğimi söylerim. Aşka sarılın dostlar, içinde sevgi olmayan yemeğin bile tadı kekredir. Rakının suya karıştığı gibi karıştırır kadınla erkeği sevgi ama kuru kuruya emek verelim diyerek olmaz. Kalbin en dibinden yapılan bir duaya karşılık gelmişse iyi bir Adem oğlu, azıcık kıymet bilmek gerekir. Mala, paraya, yakışıklılığa prim vermeden, gerçekten sevmek için, olduğu gibi kabul etmek lazım. Biraz fedakarlık, biraz sağduyu ile birleşir sevgi dediğin. Çok değil, kararında tutarak; dengesini bozmadan sevebildiğinde başarır insan aşkı! Sevgiyle bakmadıklarınıza yastığınızda yer vermeyin. Sevilmeyi hak edenlere sırtınızı dönmeyin! İnsanları eksikleriyle sevebilmeyi öğrenin çünkü aşk sadece olgun yüreklerde yeşerip tohum verir. Söylüyorum, yazıyorum ama acaba anlatamıyor muyum?

Candan Ünal