PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kaç Mavi Kıyım Ölüm Daha Gerek Aşkın Şehâdetine?


Painfully
01-02-2013, 11:25 PM
/Kıyameti koptu bu sevdanın


En koyu vaktine korkak gözlerle dem tutarken…Susmalar sana artık!/

Kayboldum…

Bu kelebekten örülme düşlerin şuh ışıklarında.

Arala gözlerini! Oyun bitti aşk sonsuzluğa saklanınca.

Eteklerime yapışan ağırlığımca hüzün

Neresinden tutarsan tut

Sen de yanacaksın yüreğine kadar, sen de!

Kabullenilmiş gidişlerin hamallığında ekşirken yüzün!





Kursağımda acı hıçkırıkların ağrısı

Yüreğimde seninle tamamlanma telâşı

Tercümesi yok, telaffuzuna bile kekemeyim hasretin

Bak yıldızları yırtarak ağlayan keşkeler benim

Şimdi hangi kefen yakıştırır kendini bedenime?

Kendim bile yakışmazken kendime!





Artık hiçbir şeyim…

Gayr-ı meşru iniltilerin kavruk soluklarına düşsün diye gölgen

Bu kıblesiz karanlıklarda boğazımdan asıldım

Sensiz ölüm bile beni paklamazken.

Bilmem hangi zamana gecikmişlikti farkım

Her günahın altına yazıldı adım.

Sustum!

Kıyameti koptu bu sevdanın!

Kınası sökülürken avuçlarımın…







/Kör bıçaklara yüzükoyun düşmüş karanfillerim




Ölümü aşk biliyor hala…/

Ama yenildim...

Paslı bir iklimin tenine değdikçe dudaklarım.

Hayra yorulan fallar kadar sahte

Göğsümde titreyen acıya sardıklarım.

Biliyorum

İki ucu da bendim ateşten makasın





/Ama istesen yeniden filizlenir(di) kesip attıklarım/






Sen söyle! Binbir âh biçilmiş kaderim,

Tüm gemilerimi gözlerinde batırdığım denizim,

Kalbimde kanaması durmayan ay çiziğim, sen!

Kaç mavi kıyım ölüm daha gerek aşkın şehâdetine?





Iclal Aygün