Go Back   SevgiForum.NET > İSLAM > İslami Bilgiler > Hutbeler - Vaazlar
Home Menu

Site Navigation

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 13.03.2020 #121
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Tedbir mümin’den takdir allah’tandir

TARİH: 13.03.2020


TEDBİR MÜMİN’DEN TAKDİR
ALLAH’TANDIR
Muhterem Müslümanlar!
En hafifinden en ağırına kadar hastalık dünya
imtihanlarından biridir. Tarih boyunca pek çok
hastalık Allah’ın yardımı ve insanların gayretli
araştırmaları ile tedavi edilmiştir. Bugün dünyanın
dört bir köşesine yayılan Koronavirüs’ün de
inşallah şifası bulunacaktır. Nitekim Resûl-i
Ekrem’in buyurduğu gibi “Allah, indirdiği her
hastalığın muhakkak şifasını da vermiştir.”1
Bizlere düşen ise hastalığa yakalanmamak için
tedbiri elden bırakmamaktır.
Aziz Müminler!
Bu salgından korunmak için öncelikle beden,
kıyafet, yiyecek ve çevre temizliğine dikkat edelim.
Bulunduğumuz ortamı sık sık havalandıralım.
Öksürdüğümüz ya da hapşırdığımız zaman tek
kullanımlık mendillerle veya dirseğimizin iç
kısmıyla ağzımızı kapatalım. Kalabalık
ortamlardan uzak durmaya gayret edelim.
Özellikle lavabo, abdesthane, kapı kolu ve
masa üstleri gibi el temasının yoğun olduğu alanları
temiz tutalım. Ellerimizi her zamankinden daha
fazla sabunla ve ovalayarak yıkayalım. Kirli
ellerimizle ağzımıza, burnumuza ve gözümüze
dokunmayalım. Camilerimizde ortak tespihleri
kullanmak yerine parmaklarımızla ya da şahsi
tespihimizle tesbihatımızı eda edelim.
Şayet yurt dışı seyahatinden dönmüşsek, on
dört gün boyunca evimizden dışarı çıkmamaya
özen gösterelim. Umre ziyaretinden dönenlerin de
bu hususa dikkat etmesini ve ziyaretçi kabul
etmemesini sağlayalım.
Kıymetli Müslümanlar!
Bizler samimi ve sıcakkanlı bir milletiz. Dost
ve arkadaşlarımızla musafaha eder, tokalaşır ve
kucaklaşırız. Elbette bu davranışlar çok güzel ve
değerlidir. Ancak bulaşıcı hastalıkların yaygın
olduğu bu dönemde böyle uygulamalara ara
vermek sorumluluğun ve tedbirin gereğidir.
Bilhassa camilerimizde yaygın olan namaz sonrası
musafaha uygulamasına ara verelim. Tokalaşmadan
belli bir mesafeden birbirimize gönül selamı
vererek hal hatır soralım.
Belli bir yaşın üzerinde olanlar
Koronavirüs’den daha fazla etkilenmekte ve risk
grubunda yer almaktadır. Dolayısıyla bu günlerde
yaşlılarımız evlerinde istirahat etmeli ve kalabalık
ortamlardan uzak durmalıdır.
Değerli Müminler!
Sağlık, Rabbimizin bize emanetidir. Mümine
düşen, bu emanete sahip çıkmak, onu korumak için
gayret göstermektir. Bu sayede Allah’ın yardımıyla
huzura kavuşuruz. Dertlerimize deva,
hastalıklarımıza şifa buluruz. Nitekim Kur’an-ı
Kerim’de Hz. İbrahim (a.s) Rabbimizi şöyle anlatır:
“O, beni yaratan ve bana doğru yolu
gösterendir. O, beni yediren ve içirendir.
Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni
öldürecek ve sonra diriltecek olan da yine
O’dur.”2
Öyleyse yaşadığımız salgın hastalık
karşısında hem kendi sağlığımızı hem de
çevremizdekileri korumak için tedbirli davranalım.
Aksi halde kendi sağlığımız yanında başkalarının
sağlığını da tehlikeye atacağımızı, bunun da kul
hakkı olacağını unutmayalım.
Elbette Rabbimizin bir takdiri vardır. Mümine
düşen ise tedbir almaktır. Mümin her haliyle
mutedil ve dengelidir. Meseleyi hafife almadan,
abartıp paniğe kapılmadan, soğukkanlılıkla,
aklımızı ve bilgimizi kullanarak bu salgınla
mücadele etmek hepimizin vazifesidir.
Kenshi, Eylül ve Episode bunu begendiler.
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.03.2020 #122
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Wink Tedbir mümin’den takdir allah’tandir

TEDBİR MÜMİN’DEN TAKDİR
ALLAH’TANDIR




SESLi HÜTBE
Kenshi, Eylül ve Episode bunu begendiler.
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20.03.2020 #123
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

20/03/2020

Eylül ve Episode bunu begendiler.
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.03.2020 #124
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Zorluklar karşisinda mümin

ZORLUKLAR KARŞISINDA MÜMİN

ZORLUKLAR KARŞISINDA MÜMİN
Muhterem Müslümanlar!
İnsanlık olarak zor bir dönemden geçiyoruz.
Dünyanın çaresini bulmakta aciz kaldığı bir salgın
hastalıkla mücadele ediyoruz. Yeryüzünde nice
insan hayatını kaybediyor. Millet olarak bizim de
acı kayıplarımız var. Hastalığın pençesine
yakalanmış kardeşlerimiz deva bekliyor. Bu salgın
hastalık sebebiyle hayatını kaybedenlere Yüce
Rabbimizden rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil,
tedavi görmekte olanlara acil şifalar diliyorum.
Aziz Müminler!
Bizi zorluklar karşısında diri tutan en büyük
gücümüz imanımızdır. İmanı bize lütfeden
Rabbimiz, varlıkta ve yoklukta, bollukta ve darlıkta,
farklı sıkıntılar karşısında nasıl davranacağımızı
bize öğretmiştir. Akıp giden hayatın, acısıyla
tatlısıyla bir imtihan olduğunu bize haber vermiştir.
Bu imtihan karşısında kulluk şuuruna, tedbir ve
sorumluluğa, sabır ve metanete, dua ve tevekküle
sarılmamızı istemiştir.
Kıymetli Müslümanlar!
Kendisi ve çevresindekiler hakkında
sorumluluk bilinciyle davranmak, mümince bir
tavrın gereğidir. Yeni tip koronavirüs ortaya çıktığı
andan itibaren devletimiz, bizlerin sağlığını
korumak için olanca gayretiyle çalışmaktadır. Bu
süreçte her birimize de ayrı ayrı görev ve
sorumluluklar düşmektedir. Zira hepimiz hem kendi
hayatımızı hem de sevdiklerimizin hayatını
korumakla mükellefiz. Allah’ın en büyük
nimetlerinden biri olan sağlığımızı muhafaza
etmekle yükümlüyüz.
Değerli Müminler!
Bu salgın karşısında en önemli
görevlerimizden biri, yetkili mercilerin uyarılarına
riayet etmektir. Hem hastalığa yakalanmamak hem
de hastalığın yayılmasını önlemek için gayret
göstermeliyiz. Özellikle yaşlılarımıza ve kronik
hastalığı olan kardeşlerimize karşı duyarlı
olmalıyız. Asla tedbiri elden bırakmamalıyız.
Özensizliğimiz ve dikkatsizliğimiz yüzünden
toplum sağlığını tehlikeye atmak, mümine yakışan
bir tutum olamaz. Sorumluluğumuzu ihmal ederek
kendimize ve başkalarına zarar vermek, büyük bir
vebaldir; kul hakkı ihlalidir. Oysa Peygamber
Efendimiz (s.a.s), tedbirli olmayı, sorumluluk
bilinciyle hareket etmeyi, kul hakkını gözetmeyi
emretmiştir. Bulaşıcı hastalığı bulunan bir kişiyle
musafaha etmeyerek onu geri gönderen1 Allah
Resûlü, bizleri şöyle ikaz etmiştir: “Bir yerde veba
olduğunu duyarsanız oraya girmeyin,
bulunduğunuz yerde veba çıkarsa o bölgeden de
ayrılmayın!”2 Peygamberimizin emri gayet açıktır:
“Hastalık taşıyan kişi, sağlam kişinin yanına
gitmesin!”3
Aziz Müslümanlar!
Başımıza gelen her olay elbette Rabbimizin
kudreti, ilmi ve takdiri iledir. Ancak yaşadığımız
sıkıntılarda, insanoğlunun zaaflarının ve
ihtiraslarının da önemli bir rolü vardır. Havanın,
suyun ve toprağın kirletilmesi; fıtrata uygun, temiz
ve helâl olan şeylerden uzaklaşılması, hastalıkların
yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Cenab-ı
Hak tarafından belirlenen sınırların çiğnenmesi,
insanlığı felâkete sürüklemektedir. Nitekim
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

“İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri
yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu;
böylece Allah -dönüş yapsınlar diyeişlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.”4

Bu ayet-i kerimeden hareketle dünyayla
ilişkimizi emanet bilinci ve güzel ahlak
çerçevesinde yeniden gözden geçirmek
mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde dünyamızın
topyekûn musibetlere maruz kalması, kaos ve
kargaşaya sürüklemesi kaçınılmazdır.

Kıymetli Müminler!
İçinden geçtiğimiz bu zorlu günlerde bir diğer
görevimiz ise ferasetli ve metanetli olmaktır. Çünkü
mümin, sağduyulu, akıl ve mantık çerçevesinde
hareket eden, sabırlı insandır. Biliyoruz ki, bu
hayatta yaşadığımız her olay, kulluğun gereğidir.
Karşılaştığımız her durum, dünya imtihanının bir
parçasıdır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, bunu
şöyle anlatır: “İnsanlar, denenip sınavdan
geçirilmeden, sadece ‘İman ettik’ demekle
bırakılacaklarını mı sanıyorlar? Andolsun ki biz,
onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, elbette
doğru olanları ortaya çıkaracaktır; kezâ O,
yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır.”5
Bir diğer ayet-i kerimede ise şöyle
buyrulmaktadır: “Andolsun ki sizi biraz korku ve
açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden
eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!
Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde,
‘Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na
döneceğiz’ derler.”6
Resûl-i Ekrem (s.a.s), dünya imtihanını sabır,
tevekkül ve metanetle karşılayan mümini şöyle
müjdelemiştir: “Müminin durumu ne hoştur! Her
hâli kendisi için hayırlıdır. Bu durum yalnız
mümine mahsustur. Başına sevinecek bir hâl
geldiğinde şükreder; bu onun için hayır olur.
Başına bir sıkıntı geldiğinde sabreder; bu da
onun için hayır olur.”7
O halde, mümin olarak bizlere düşen, imtihan
karşısında umutsuzluğa kapılmadan daima gayretli,
sabırlı ve dirençli olmaktır.
Değerli Müslümanlar!
Bugün bizlere güç ve güven aşılayacak en
önemli imkânımız ise, Rabbimize tevekkül etmek
ve O’na sığınmaktır. Tevekkül; önce maddi ve
manevi sebeplere sarılmak, sonra da Allah’a
dayanmaktır. O’nun yardımına ve desteğine dair
sonsuz bir güven beslemektir.
Tevekkül ve dua, bizi teskin eder;
maneviyatımızı canlı tutar. Zorluklar karşısında
metanetimizi artırır. Rabbimiz katındaki değerimizi
yüceltir.

Duanız olmasa Allah size ne diye değer versin!”8
ayeti bu gerçeği vurgulamaktadır.
Aziz Kardeşlerim!
Millet olarak nice zorlukları birlik-beraberlik,
yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla aştık.
Yaşadığımız bu günleri de tedbir ve tevekkülle,
istişare ve sağlam bilgiyle, sağduyu ve basiretle,
sabır ve duayla atlatacağız inşallah. Yeter ki
sorumluluklarımızın bilincinde olalım. Tavsiyelere,
kararlara ve tedbirlere titizlikle uyalım. İyiliğimiz,
sağlığımız ve güvenliğimiz için özveriyle çalışan
kardeşlerimizin işlerini zorlaştırmayalım. Birlik ve
beraberliğin bizi güçlü bir geleceğe taşıyacağı şu
günlerde birbirimize karşı daha hassas ve anlayışlı
davranalım. Çaresizlik üzerinden toplumu istismar
etmek, fitne ve fesat tohumu ekmek isteyenlere
fırsat vermeyelim.
Kardeşlerim!
Evimizde geçirdiğimiz zamanı geçmişimizin
muhasebesi ve geleceğimizin Allah rızası
doğrultusunda inşası için fırsata dönüştürelim.
Yuvamızdaki sevgi ve muhabbeti pekiştirmenin
gayreti içinde olalım. Çocuklarımızın eğitimini
aksatmayalım. Onların bütün günlerini internet,
sosyal medya ve ekran karşısında boş meşgalelerle
heba etmelerine göz yummayalım. Akrabalarımıza,
komşularımıza, çevremizdeki ihtiyaç sahiplerine
gücümüz nisbetinde iyilik ve yardımda bulunalım.

“Ey iman edenler! Sabır ve namazla
Allah’tan yardım dileyin. Şüphesiz Allah
sabredenlerin yanındadır.”9 ayeti gereği sabır ve
namazımızla, ibadet ve taatimizle, dua ve
niyazımızla, tevbe ve istiğfarımızla Rabbimizin
engin rahmetine sığınalım.
Aziz Müslümanlar!
Milletimizin bu musibetten kurtulması için
gece-gündüz demeden canla başla hizmet eden
bütün kardeşlerimize Yüce Allah’tan yardım ve
başarı diliyorum. Ülkemizin, İslam âleminin ve
bütün insanlığın bu illetten tez zamanda
kurtulmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.
Kenshi, Eylül ve Episode bunu begendiler.
__________________

Konu Ebbedullah tarafından (03.04.2020 Saat 22:50 ) değiştirilmiştir.
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.04.2020 #125
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Berat gecesi: Af ve arinma vesilesi


BERAT GECESİ: AF VE ARINMA VESİLESİ
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “De ki: ‘Ey kendi aleyhlerine
günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın
rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah
dilerse bütün günahları affeder. Çünkü O, çok
bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
1
Okuduğum hadis-i şerifte Peygamber
Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Şaban ayının
on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesini ibadetle
gündüzünü ise oruçlu geçirin. Çünkü o gece
güneş batınca Allah Teâlâ dünyaya rahmet
nazarı ile bakarak fecir oluncaya kadar, ‘Benden
bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım!
Benden rızık isteyen yok mu, onu
rızıklandırayım! Belaya düçar olan yok mu, ona
afiyet vereyim!’ buyurur.”
2
Aziz Müminler!
Önümüzdeki Salı gününü Çarşamba’ya
bağlayan gece Berat Gecesidir. Berat gecesi,
günahlarımıza tevbe etme, Cenâb-ı Hakk’ın
rahmetini isteme ve O'nun inayetiyle kurtuluşa erme
zamanıdır. Bu gece nefsimizin sonu gelmez arzu ve
heveslerini terk edip Rabbimizin istediği gibi bir kul
olmaya söz verme vaktidir.
Allah’ın izniyle bela ve musibetlerden kurtuluş
beratı alacağımız böyle bir geceye bizleri ulaştıran
Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun. Örnek
hayatıyla insanlığa imanın ve ihsanın yollarını
öğreten Resûl-i Ekrem (s.a.s)’e salat ve selam olsun.
Kıymetli Müslümanlar!
İnsanlık, tarih boyunca nice zor ve sıkıntılı
dönemlerden geçti. Kimi zaman savaşlar, kimi
zaman yokluklar, kimi zaman afetler, kimi zaman da
salgın hastalıklar insanoğlunun yakasını bırakmadı.
Bu acıların yaşanmasında elbette ilahi takdirin yanı
sıra insanın, Allah’ın kâinata koyduğu ilkeleri göz
ardı etmesinin önemli bir payı vardır. Nitekim
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Başınıza gelen
her musibet kendi yapıp ettikleriniz
yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da
bağışlar.”
3
Değerli Müminler!
Bugün de insanların tedbirde gecikmesi
sebebiyle büyüyen bir salgın dünyanın dört bir
tarafına yayıldı. Millet olarak sabırla ve kararlılıkla
çetin bir mücadele veriyoruz. Bu süreçte hayatını
kaybeden tüm kardeşlerimize Cenâb-ı Hak’tan
rahmet diliyorum. Rabbim, makamlarını âli,
mekânlarını cennet eylesin. Hastalarımıza Şafi ism-i
celiliyle şifalar ihsan eylesin. Rahman ve Rahim
olan Rabbimiz, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan en
kısa zamanda kurtulmayı bizlere nasip eylesin.
Aziz Müslümanlar!
Berat gecesinde belki her zaman olduğu gibi
coşku içinde camilerimize koşamayacağız.
Camilerimizde hep birlikte namaza durarak el açıp
yalvaran müminler olamayacağız. Ancak her birimiz
ailelerimizle birlikte evlerimizi mescide çevirme
imkânına sahibiz. Berat Gecesini fırsat bilerek
kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla tek yürek
olup Rabbimize yönelelim. O’na kulluğumuzu arz
edelim. Bu vesileyle unuttuğumuz ya da ihmal
ettiğimiz sorumlulukları, bilerek ya da bilmeden
işlediğimiz hataları, üzerimizdeki kul ve kamu
haklarını yeniden gözden geçirelim.
Kardeşlerim!
Şu önemli hususu bir kere daha hatırlayalım.
En büyük sermayemiz ömürdür. Her anımız, her
vaktimiz çok kıymetlidir. Rabbimiz bizleri bu
dünyaya O’na kulluk edelim, O'nun rızasına uygun
bir hayat inşa edelim diye göndermiştir. İtaat ve
ibadetle, salih amel ve güzel ahlakla örülmüş bir
hayat sürelim diye bize bu ömrü bahşetmiştir.


“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk
etsinler diye yarattım.”
4 ayeti bu gerçeği bizlere
haber vermektedir.
Berat Gecesi, Rabbimizin kullarını af ve
mağfiretiyle kuşattığı müstesna bir gecedir. Bu gece,
geride kalan ömrümüzün muhasebesini ve bereketli
bir geleceğin planlarını yapalım. Attığımız yanlış
adımlardan, Allah'ın sınırlarını aşarak verdiğimiz
hatalı kararlardan vazgeçelim. Bela ve
musibetlerden O’na sığınıp beratımızı isteyelim. Hz.
Nuh (a.s.)’ın:


“Dedim ki: Rabbinizden bağışlanmanızı
dileyin; O, çok bağışlayıcıdır. Dileyin ki
üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin. Mallar
ve oğullar vererek sizi desteklesin, size bahçeler
versin ve sizin için ırmaklar akıtsın.”
5
sözüne
uyarak tevbe ve istiğfarımızı artıralım.
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Allah bizlere türlü nimetler
bahşetmiştir. Rızık, “Rezzâk” olan Yüce
Allah’tandır. Berat gecesi ise, maddi ve manevi rızık
isteyenleri Cenâb-ı Hakk’ın rızıklandırdığı bir
gecedir. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:


“Allah’ın size verdiği helâl ve güzel rızıktan yiyip
için ve eğer yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız
O’nun nimetine de şükredin.”6 Rabbimizin bu
emrine uyarak, temiz ve helal rızkın peşinden
koşalım. Unutmayalım ki temiz olmayan gıda
sağlığımızı; helal olmayan gıda ise manevi
hayatımızı bozar.
Aziz Kardeşlerim!
Berat Gecesi, Rabbimizin kullarına afiyet
ihsan ettiği bir gecedir. Nerede ve hangi halde
olursak olalım, dertlerimize deva, sıkıntılarımıza
çare, hastalıklarımıza şifa verecek olan Allah’tır.
Zira her şey ancak O’nun takdir etmesiyle meydana
gelir. Öyleyse, başta aziz milletimiz ve ümmet-i
Muhammed olmak üzere bütün insanlığın afiyete
kavuşması için Berat Gecesini fırsat bilerek
Rabbimize dua ve niyazda bulunalım.
Kardeşlerim!
Rabbimiz şöyle buyurur: “Kullarım, beni
senden sorarlarsa, bilsinler ki, gerçekten ben
onlara çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin
duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu
bulmaları için benim davetime uysunlar, bana
iman etsinler.”
7
Bu ayet-i kerimeye gönülden bağlanan her
mümin, fiilî duasını yaptıktan yani üzerine düşen
sorumlulukları yerine getirdikten sonra Rabbine
niyazda bulunur. O’na içten ve samimi bir şekilde
dua eder. Zira dua, her durumda imanımızı ve
tevekkülümüzü artıran, hayatımıza umut ve direnme
gücü katan eşsiz bir nimettir. “el-Mücîb” yani
“dualara icabet eden” Rabbimiz, bütün dualarımızı
işiten ve dualarımıza karşılık verendir.
Aziz Müslümanlar!
Bugün Cuma günüdür. Müminlerin
bayramıdır. Rabbimizin dualarımıza icabet ettiği bir
andayız. Berat gecesinin ve Ramazan-ı Şerif’in
eşiğindeyiz. Bu mübarek vakitlerin kıymetini bilerek
ellerimizi semaya, gönüllerimizi Rabbimize açalım.
Allah’ım! Peygamberin Eyyûb (a.s) gibi sana
yalvarıyoruz:

“Başıma bu dert geldi. Ama sen merhametlilerin
en merhametlisisin”
8
Ya Rabbi! Eyyûb (a.s)’ın duasını kabul ettiğin
gibi bizim de dualarımızı kabul eyle! O’na verdiğin
şifa gibi hastalarımıza da şifa ver! Onun sıkıntılarını
giderdiğin gibi bizim de sıkıntılarımızı gider. Ona
verdiğin rahmetini bizim de üzerimizden eksik
eyleme Allah’ım!
Kenshi, Eylül ve Episode bunu begendiler.
__________________

Konu Ebbedullah tarafından (03.04.2020 Saat 23:20 ) değiştirilmiştir.
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.04.2020 #126
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Insan, sorumluluk sahibidir 10/04/2020

10/04/2020





İNSAN, SORUMLULUK SAHİBİDİR
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz, bizleri eşsiz bir güzellikte yaratmıştır.
Akıl ve irade gibi iki değerli hasletle donatmıştır. Karar alma
ve aldığımız kararları uygulayabilme özgürlüğünü bize
lütfetmiştir. İhtiyaçlarımızı karşılayabilmemiz için kâinattaki
nice varlığı hizmetimize sunmuştur. Ancak bu nimetlerin aynı
zamanda sorumluluğu da beraberinde getirdiğini
hatırlatmıştır. Nitekim “İnsan, kendisinin başıboş
bırakılacağını mı zanneder?”
1
ayet-i kerimesi bu gerçeğe
işaret eder.
Aziz Müminler!
Sorumluluk; hak ve hakikate yönelme, iyi ve güzel
olana meyletme, doğru olanı talep etme şuurudur. İnsanın
hayatına anlam katan, onu gayesiz yaşamaktan kurtaran eşsiz
bir rehberdir. Bu haliyle sorumluluk sadece insana has bir
özelliktir. “Hepiniz birer sorumlusunuz ve hepiniz
yönettiklerinizden mesulsünüz…”
2 buyuran Resûl-i Ekrem
(s.a.s), sorumluluk duygusunu şu örnekle anlatmıştır: “Allah
Teâlâ’nın koymuş olduğu sınırlara uygun yaşayanlar ile
bu sınırları ihlal eden kimselerin durumu, bir gemiye
binmiş, gemi içerisindeki yerleri kura ile belirlenmiş iki
grup insanın durumuna benzer. Bunlardan bir kısmı
geminin alt tarafında, bir kısmı da üst tarafında yolculuk
etmeye hak kazanmıştır. Alt kattakiler su ihtiyaçlarını
karşılamak için üsttekilerin yanına giderler. Bir süre
sonra ‘Sudan nasibimizi almak için geminin altından bir
delik açsak da yukarıdakileri rahatsız etmesek’ derler.
Eğer yukarıda bulunanlar aşağıdakilerin isteklerini
yapmalarına izin verirlerse gemidekiler hep birlikte helâk
olur. Fakat onlara engel olurlarsa hem onlar hem de
kendileri kurtulur.”3
İnsan, Peygamberimizin bu uyarılarını dikkate alarak
sorumluluk bilinciyle hareket ettiği müddetçe hayatını ve
çevresini güzelleştirir. Dünyada mutlu, ahiretten umutlu olur.
Yapması gerekenleri ihmal etmek ise kişiyi ancak derin bir
huzursuzluğa sevk eder.
Kıymetli Müslümanlar!
Sorumluluk bilincinin, hayatımızın farklı alanlarında
yansımaları vardır. İnsanın ilk ve en önemli sorumluluğu, onu
yaratan, yaşatan ve türlü nimetlerle donatan Rabbine karşıdır.
Peygamber Efendimiz, insanın bu sorumluluğunu şöyle ifade
etmiştir: “Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, insanların
O’na kulluk etmeleri ve hiçbir şeyi O’na ortak
koşmamalarıdır.” Allah Resûlü (s.a.s), Rabbine karşı
sorumluluklarını yerine getirenleri ise şöyle müjdelemiştir:
“Allah’a kulluk etmesi ve ortak koşmaması hâlinde,
kulların Allah üzerindeki hakkı ise kuluna azap etmemesi
ve onu cennete koymasıdır.”
4
Değerli Müminler!
İnsan, kendisine karşı da sorumludur. Çünkü ona
bahşedilen can, beden, akıl ve irade sorumluluğu ağır bir
emanettir. Helal ve nezih gıdayla beslenmek, sağlığımızı
korumak, maddi ve manevi anlamda temizliğe özen
göstermek, zararlı alışkanlıklardan kaçınmak hepimizin
öncelikli görevidir. Elbette, bedensel ihtiyaçların yanında
ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarımızın karşılanmasını da
unutmamak gerekir. Sorumluluk sahibi bir mümin, Rabbine
karşı kulluk görevlerini hakkıyla yerine getirir. İbadetlerini
vaktinde eda eder. Güzel ahlaktan, erdemli ve onurlu bir
yaşamdan taviz vermez.
Aziz Müslümanlar!
Toplumsal hayatın düzeni ve huzuru, o toplumda
yaşayan bireylerin sorumluluklarını yerine getirmesine
bağlıdır. Dolayısıyla mümin, yakın ya da uzak, insanlık
ailesinin bütün fertlerine karşı vazifeleri olduğunu bilir. Sevgi,
saygı, adalet, merhamet, sabır ve anlayışla ailesini kucaklar.
Akraba ve komşularına yardım eder. Fakir ve yoksulları
gözetir. Yaşlı ve kimsesizlere kanat gerer. Toplumun bütün
fertlerine huzur ve güven telkin eder. Herkes ondan iyilik
umar. Hiç kimse ondan kötülük beklemez. Peygamberimiz bu
örnek şahsiyeti şöyle anlatır: “Mümin, insanların can ve mal
hususunda kendisine güvendiği kişidir. Müslüman;
elinden ve dilinden insanlara zarar gelmeyen kimsedir.”5
Kıymetli Müminler!
İnsanın sorumluluk halkası, yeryüzünü kendileriyle
paylaştığı diğer canlılar ve bütün bir kâinat ile tamamlanır.
Eşsiz bir dengeye sahip olan kâinat düzeni, Allah’ın eseridir
ve her şey O’nun mülküdür. Bütün mahlûkata karşı
hissedeceğimiz sorumluluk, Allah’ın eserine, mülküne ve
hikmetine olan saygımızın gereğidir. Nitekim Cenâb-ı Hak
Kur’an-ı Kerim’de, “Göğü, O yükseltti, denge ve ölçüyü O
koydu ki dengeden sapmayasınız.”
6 buyurmuştur.
Aziz Müminler!
Bir virüsle hayatımızın değiştiği zorlu bir zaman
diliminde yaşıyoruz. Yaşadığımız bu salgın hastalıktan
kurtulmanın yolu da yine sorumluluklarımızı yerine
getirmekten geçiyor. O halde, hem kendi sağlığımızı hem de
kardeşlerimizin sağlığını korumak için tedbirli davranalım.
Hastalığın yayılmaması için gerekli özeni gösterelim. Alınan
önlemlere titizlikle riayet edelim. Her bir ihmal ve
kusurumuzun hem insanlara hem de Cenâb-ı Hakka karşı bize
vebal yükleyeceğini unutmayalım. Yaşadığımız bu zor
günlerde, tedbir ve tevekkülümüzle, sabır ve namazımızla,
dua ve niyazımızla, tevbe ve istiğfarımızla Rabbimizin engin
rahmetine sığınalım.
Hutbemi, Cenâb-ı Hakkın bize öğrettiği şu duayla
bitiriyorum: “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi
sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere
yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize
gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme!”
7 Âmin!

Kenshi, Eylül ve Episode bunu begendiler.
__________________

Konu Ebbedullah tarafından (10.04.2020 Saat 16:33 ) değiştirilmiştir.
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.04.2020 #127
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Kovid-19 nedeniyle alınan tedbirler dolayısıyla temsilen kılınan cuma namazı Ankara Melike Hatun Camii’nde eda edildi
Kenshi, Eylül ve Episode bunu begendiler.
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.04.2020 #128
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

17/04/2020


AİLE: HUZUR VE GÜVEN KAYNAĞI
Muhterem Müslümanlar!
İnsanoğlunun yeryüzündeki hayatı aile olarak
başlamıştır. Hz. Âdem ve eşi Hz. Havva, insanlığın
ilk ailesini oluşturmuştur. İnsanoğlu, fıtratı gereği,
aile içinde ve sevdikleriyle birlikte yaşamak ister.
Hepimiz, hayatımızın ilk gününden son nefesimize
kadar huzurlu bir aile yuvasına ihtiyaç duyarız.
Anne babamızın ilgisiyle, eşimizin desteğiyle,
çocuklarımızın neşesiyle hayata bağlanırız. Ailemiz,
boşluğu asla doldurulamayan en kıymetli
hazinemizdir. Rabbimizin eşsiz kudretiyle bizlere
lûtfettiği değerli bir nimettir. Dünyada mutluluk,
ahirette kurtuluş vesilemizdir.
Aziz Müminler!
Nikâh, bir erkek ve bir kadının sevgi ve
saygıyla, adalet ve merhametle hayatı paylaşmak
üzere sözleştikleri mukaddes bir bağdır. Nikâh ile
kurulan yuvada eşler, vefakârlık ve fedakârlıkla
birbirini tamamlar. Onur ve haysiyetlerini muhafaza
eder. Sadakat ve güvene dayanan aile ilişkileri
geliştirir. Maddi ve manevi her türlü sıkıntıyı
birlikte göğüsler. İyilikte yardımlaşır, kötülüğe
birlikte engel olur. Mutlu günlerde sevinci, zor ve
kederli günlerde acıyı paylaşır.
Kıymetli Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de ailenin
varlığını kendi varlığının ve kudretinin delillerinden
biri olarak beyan eder. Huzurlu bir yuvanın ancak
sevgi ve merhametle kurulabileceğini bize öğretir.
Nitekim hutbemin başında okuduğum ayet-i
kerimede şöyle buyurur: “Kendileri ile huzur
bulasınız diye sizin için türünüzden eşler
yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var
etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin)
delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir
toplum için elbette ibretler vardır.”1
Değerli Müminler!
Mutlu yuva, hiçbir sıkıntının ve anlaşmazlığın
yaşanmadığı mükemmel aile demek değildir.
Aksine mutlu yuva, yaşadığı sorunların farkında
olan ve bunları en doğru şekilde çözebilmek için
hep birlikte gayret gösteren aile demektir.
Gerçek anlamda mutlu bir ailede, sağlıklı
iletişim hâkimdir. Aile fertleri birbirlerine karşı
saygılı, anlayışlı, özverili ve insaflı davranırlar.
Birbirlerinin haklarını ihlal ve kendi
sorumluluklarını ihmal etmeden yaşarlar. Asla
şiddete başvurmadan, kırmadan, incitmeden iletişim
kurmak için gayret gösterirler.
Aziz Müslümanlar!
Aileyi ayakta tutan değerlerin başında sevgi
gelir. Sevginin kıymetini bilen ve sevgiyi yaşatmak
için emek veren bireyler, sağlıklı aileler kurar. Zira
sevgi, gönüllerimizin huzuru, kalplerimizin süruru,
dertlerimizin ilacıdır.
Sevginin değer olarak benimsendiği bir ailede,
büyük-küçük, kadın-erkek herkes birbirinin
varlığına saygı duyar. Saygılı olmanın, birbirini
anlamak ve anlaşmak için en doğru yol olduğunu
bilir. Sorunlarını karşılıklı konuşmayla, akl-ı
selimle ve suhuletle çözer. Kendisi gibi başkalarının
da hata ve zaafları olabileceğini, gerektiğinde
sabretmenin ve affetmenin bir erdem olduğunun
farkına varır.
Muhterem Müminler!
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
“Kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar.
Yoksa şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan
insanın apaçık düşmanıdır.”
2 Mümin, bu ayet-i
kerimenin gereği olarak hayatının her alanında
olduğu gibi aile hayatında da nezaket dilini kullanır.
Ailesinde iyilik ve güzelliğin çoğalması için gayret
eder. Zira mümine yakışan, başta ailesi olmak
üzere, herkesle iyi ilişkiler kurmaktır.
Dostluk ve ülfete, adalet ve merhamete dayalı bir hayat görüşü
inşa etmektir. Bu yüzden Peygamberimiz (s.a.s),
mümini şöyle tarif etmektedir: “Mümin cana
yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve
kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır
yoktur.”3
Değerli Müslümanlar!
Her yeni gün bazen huzur bazen de hüzünle
doğar. Kimi zaman öncelikler ve ihtiyaçlar
sebebiyle ailede olumsuzluk yaşanır. Bazen hayat
meşgalesi içinde eşler birbirlerine göstermeleri
gereken ilgiyi, nezaketi, hoşgörüyü ve anlayışı
ihmal eder. Sağlıkla, geçim derdiyle, çocuklarla
aslında ilâhî bir imtihandan geçen aile, zor zamanlar
yaşar. Ancak ne olursa olsun, darlıkta da bollukta da
asla haksızlığa, zulme ve şiddete izin vermemek
Müslüman’ın görevidir. Her zorlukla birlikte bir
kolaylık vardır ve imtihanlar elbirliği ile aşılır.
Nihayetinde güler yüzümüzü, güzel sözümüzü ve
iyi davranışlarımızı en çok hak eden ailemizdir.
Aziz Müminler!
İçinde bulunduğumuz süreç hepimize zor,
bunaltıcı ve gergin günler yaşatıyor. Salgın
hastalığın yayılmaması için vaktimizi büyük ölçüde
evlerimizde geçiriyoruz. Bu süreç sabrımızı ve
irademizi deniyor, sahip olduğumuz nimetlerin
kıymetini bir kere daha hatırlatıyor. Ancak bütün
olumsuzluklarına rağmen, böyle bir sınav bizim için
nice hayırlar barındırabilir. Nitekim Yüce Rabbimiz
bir ayette şöyle buyuruyor: “Olur ki, bir şey sizin
için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine
olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu
seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”4
Muhterem Müslümanlar!
Bugünlerde gönlümüzce evden çıkamamanın,
camiye gidememenin, cemaatle namaz
kılamamamın hüznünü hissediyoruz. Minarelerden
yükselen ezan ve dualarla teselli bulmaya
çalışıyoruz. “Bu da geçer yâ Hû” diyoruz. İnşallah
bugünler geçecek, hep birlikte camilerimizde omuz
omuza, Rabbimizin huzurunda ibadet edeceğiz.
Ancak o vakte erişinceye kadar evlerimizi mescide
çevirebiliriz. Çoluk çocuğumuzla birlikte cemaat
halinde namazlarımızı eda edebiliriz. Rabbimizin,
“Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla
devam et.”
5 emrini hayatımıza daha büyük bir
hassasiyetle aktarabiliriz.
Yine bu süreçte okullarına hasret kalan
çocuklarımız, günlerinin tamamını evde geçiriyor.
Uzaktan eğitim vesilesiyle evlerimiz birer eğitim
yuvasına dönüştü. Elbette bu süreçte anne-babalar
olarak yavrularımızın eğitimi konusunda bize düşen
yükümlülükler de var. Birlikte oluşumuzu fırsat
bilerek çocuklarımıza daha fazla vakit ayıralım.
Dünyalarını keşfetmek ve aramızdaki bağı
güçlendirmek için onlarla sohbet edelim. Sorularını
itinayla cevaplayalım, kitabın değerini ve bilginin
kıymetini anlatalım. İlgisizliğimiz sebebiyle
çocuklarımızı sanal âleme mahkûm etmeyelim. En
verimli çağlarının ekran önünde heba olmasına
fırsat vermeyelim.
Kıymetli Müminler!
Tek olmak, eşsiz olmak Allah’a mahsustur.
Kul olarak bizler ise, desteğe, sevgiye, ilgiye,
şefkate kısacası bir aileye ihtiyaç duyarız.
Unutmayalım ki huzur ve güven önce ailede
filizlenecek, oradan topluma ve bütün dünyaya
yayılacaktır.
Ailemizin değerini bilelim. Mücadele etmekte
olduğumuz salgının, aile içi ilişkilerimize zarar
vermesine izin vermeyelim. Ailece birlik ve
beraberliğimizi, sabır ve ferasetimizi, umut ve
inancımızı canlı tutalım.
Hutbemi Peygamber Efendimizin şu
nasihatiyle bitiriyorum: “Sizin en hayırlınız,
ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de
aileme karşı en hayırlı olanınızım.”6

Beste, Kenshi ve Episode bunu begendiler.
__________________

Konu Ebbedullah tarafından (17.04.2020 Saat 13:36 ) değiştirilmiştir.
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 4 Hafta önce #129
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ramazan ayı dolayısıyla bir mesaj yayınlayarak, “Bir musibetle karşı karşıya kaldığımız bugünlerde, Ramazan-ı Şerif’i vesile edinerek içten ve samimi dualarımızla, insanlığın bir an önce bu musibetten kurtulması için yüce Mevla’ya niyazda bulunalım” dedi

Hayatımıza sayısız güzellikler katan rahmet, bereket, bağışlanma, arınma ve huzur mevsimi Ramazan ayına kavuşmanın sevinci içerisindeyiz. Bu akşam kılacağımız teravih namazının ardından yarın tutacağımız ilk oruç ile Ramazan ayına girmiş olacağız.

Ramazan ayı; barış, kardeşlik ve esenlik rüzgârlarının dalga dalga yayıldığı manevi bir atmosfer ve Yüce Allah’ın bizlere lütfettiği büyük bir nimettir. Zira bu kutlu zaman, yorulan ruhlarımızı teskin etmek, bunalan gönüllerimize inşirah vermek, özümüze ve fıtratımıza yönelerek hayatımızın iman, kulluk ve güzel ahlak ekseninde muhasebesini yapmak için eşsiz bir fırsattır.

İbadetlerimizi güzel ahlakla, ilişkilerimizi samimiyet ve muhabbetle bütünleştiren oruç iklimi; bizi dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştıracak bir hayat için yeni bir başlangıç yapmak adına önemli bir vesiledir.

Diğer yandan, büyük bir heyecanla kavuşmayı beklediğimiz on bir ayın sultanını karşıladığımız bugünlerde Müslümanlar olarak mahzun ve kederliyiz. Maalesef koronavirüs salgını sebebiyle bu kutlu misafiri bu yıl sadece evlerimizde ağırlayacağız. Sahurun bereketini, iftarın sevincini, teravihin coşkusunu, mukabelenin huzurunu ve Ramazan’ı anlamlı ve unutulmaz kılan birçok eşsiz güzelliği bu yıl evlerimizi ibadet ve dua mekanı olarak hissedip yaşayacağız. Bu noktada ifade etmeliyim ki, bizler elbette Rabbimizin İnşirâh Sûresi’nde vadettiği her zorluğun ardından mutlaka kolaylığın geleceğine dair ilahi müjdesine yürekten inanıyoruz. Bir mümine yaraşan şuur, vakar ve asaletle, yaşadığımız bu zorlukların geçici dünya hayatının bir imtihanı olduğunu biliyoruz.

Bu sebeple, yaşadığımız hassas süreçle ilgili üzerimize düşen sorumluluğun icabını harfiyen yerine getirip gerekli tüm tedbirleri alacağız. Böylesi zor zamanlarda sabır, irade ve azimle gerekli tedbirleri aldıktan sonra tevekkül değerine sarılıp ilahi iradeye teslim olacağız. Müminin en güçlü dayanağı, en büyük korunağı ve en etkili devası olan dua ile Rabbimize iltica edeceğiz. Karamsarlık, korku ve endişeye kapılmadan, umudumuzu ve direncimizi kaybetmeden, umut ve ufuk merkezi Kur’an-ı Kerim’i ve insanlığa her daim ümit aşılayan sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)’i rehber edinerek bu zorlu günleri inşallah geride bırakacağız.

Bu itibarla, tüm yeryüzünü etkileyen bir musibetle karşı karşıya kaldığımız bugünlerde, Ramazan-ı Şerif’i vesile edinerek içten ve samimi dualarımızla, insanlığın bir an önce bu musibetten kurtulması için yüce Mevla’ya niyazda bulunalım. Özümüze yöneldiğimiz, bütün hayatımızı Kur’an’la gözden geçirme fırsatı bulduğumuz bu muhasebe ayında; yaratılış gayemizi, kendimize, Rabbimize, çevremize ve bütün mahlûkata karşı sorumluluklarımızı gözden geçirelim.

Yüce Kitabımızı okuduğumuz gibi, onun deruni manası üzerinde de tefekkür ederek Müslümanca bir bilinç oluşturalım. Oruçlarımızı, Rabbimizin rızasına uygun söz, eylem ve tutumlarla bütünleştirelim. Özellikle sağlık nimetinin önem ve anlam kazandığı bugünlerde, oruç ibadetinin bağışıklık sistemimizi koruyup güçlendirdiği bilimsel gerçeğinin de idrakinde olarak, başta sigara olmak üzere sağlığımız için tehdit oluşturan bütün zararlı alışkanlıkları terk edip yüce Allah’ın bize ikram ettiği bu emanete sahip çıkalım.

Ramazana dair yaşanan bütün güzelliklere, bir heyecan ve coşku atmosferiyle özellikle çocuklarımızı dâhil ederek onların hafızalarında güzel hatıralar bırakalım. Çocuklarımızın özündeki selim fıtratı, Ramazan ayının manevi iklimiyle buluşturarak Yaratıcıyı, dünyayı ve oruç özelindeki diğer ibadetleri daha yakından hissetmelerini sağlayalım.

Dinimizin bizden istediği en önemli hasletlerden ve tarihten bugüne milletimizin yaşattığı güzel ahlak örneklerinden biri olan yardımlaşma ve dayanışmayı, birçok iyilik ve güzelliğin tecelli ettiği bu bereketli ayda adeta bir seferberliğe dönüştürelim.

Bu duygu ve düşüncelerle, tekrar gelişiyle gönüllerimizi aydınlatan rahmet ve bereket iklimi Ramazan ayının; kalplerimize huzur, hanelerimize bereket, ailemize, ülkemize ve İslâm âlemine hayırlar getirerek yeryüzünün selamet ve sekinetine, bütün insanlığın huzuru ve iyiliğine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.



Prof. Dr. Ali Erbaş

Diyanet İşleri Başkanı
Episode bunu begendi.
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 4 Hafta önce #130
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.469
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart 24/04/2020



RAMAZAN: SABIR VE İRADE EĞİTİMİ
Muhterem Müslümanlar!
Bundan tam yüz sene önce 23 Nisan Cuma
günü Cuma namazının kılınarak tekbirlerle,
salavatlarla, dualarla Milletimizin meclisinin
açılışının ve Devletimizin kuruluşunun
gerçekleştirildiği Ankara Hacıbayram-ı Veli
Camii’nin minberinden sizleri selamlıyorum. Bu
büyük mücadeleyi gerçekleştiren tüm büyüklerimizi,
şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd
ediyorum.
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise
cehennemden kurtuluş vesilesi olan bir Ramazan
ayına daha kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Dün
yatsı namazından sonra ilk teravih namazımızı eda
ettik. Bugün seher vaktinde gönüllerimize sekinet,
hanelerimize bereket bahşeden ilk sahurumuzu
yaşadık.
Bizleri bu mübarek aya ulaştıran yüce
Rabbimize sonsuz hamd ü sena, âlemlere rahmet
olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed
Mustafa (s.a.s)’e salât ve selam olsun.
Aziz Müminler!
Ömür, yüce Rabbimizin ikram ve ihsan ettiği
büyük bir nimet, kıymetli bir sermaye, aynı zamanda
sorumluluğu ağır bir emanettir. Yılın hangi ayı,
hangi günü, hangi saati olursa olsun, kulluk
bilinciyle geçirdiğimiz her ânımız değerlidir. Ancak
bazı vakitler vardır ki ilahi rahmete mazhar olmuş,
duaların kabulüne ve günahların affına vesile
kılınmıştır. İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı da,
Allah Teâlâ’nın kullarına sonsuz merhametinin
tecellisi olan mübarek bir aydır. Ramazan-ı Şerif,
gecesiyle gündüzüyle her ânı değerlendirilmeye
layık eşsiz bir hazinedir.
Kıymetli Müslümanlar!
On bir ayın sultanı Ramazan’ı özel ve önemli
kılan hususların başında, Kur’an ayı olması gelir.
Doğruyu eğriden, hakkı batıldan ayıran, dünyada ve
ahirette mutluluğa eriştiren hidayet yolunu insanlığa
gösteren yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim bu ayda
nazil olmaya başlamıştır. Nitekim hutbemin başında
okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle
buyurmaktadır: “O sayılı günler, insanlar için bir
hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı
birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak
Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır.
Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla
geçirsin…”1
Allah Resûlü (s.a.s) her yıl Ramazan ayında
vahiy meleği Cebrail (a.s) ile karşılıklı olarak
Kur’an’ı hatmetmiştir. Asr-ı Saadetten bugüne,
Müslümanların alışkanlık haline getirdiği Ramazan
mukabelesi, Peygamberimizin sünnetidir. Bu yıl
maalesef salgın hastalık sebebiyle camilerimizde
olamayacağız, mukabele okuyamayacağız. Ancak
ailece Kur’an-ı Kerim’i okumaktan, anlamını
öğrenmekten, hayatımıza onun bereketini
taşımaktan, evimizi Kur’an’ın nuru ile
aydınlatmaktan asla mahrum kalmayacağız.
Değerli Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir defasında
ashabına şöyle seslenmiştir: “Mübarek Ramazan
ayına kavuştunuz. Yüce Allah bu ayda size oruç
tutmayı farz kıldı. Bu ayda cennet kapıları açılır,
cehennem kapıları ise kapanır ve şeytanların
azgınları bağlanır.”2
Ramazan, oruç ayıdır. Orucun insana sabır ve
merhameti, topluma metanet ve kardeşliği öğrettiği
aydır. Akıllı, buluğ çağına ermiş ve dinen geçerli bir
mazereti olmayan her Müslümanın Ramazan
orucunu tutması farzdır. Zira oruç, İslam dininin
üzerine bina edildiği beş temel esastan biridir.
Yeme-içmeden ve nefsani isteklerden uzak kalmak
orucun görünen yüzüdür. Halbuki oruç, çok daha
derin bir anlam taşır ve elini, dilini, gözünü, kalbini,
aklını, hasılı bütün bedenini günahtan uzak
tutmaktır.
Aziz Müslümanlar!
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Ey iman
edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size
de oruç farz kılındı. Umulur ki takva sahibi
olursunuz.”
3 Ayet-i kerimede ifade edildiği üzere
oruçlarımız, nefis terbiyesi, irade ve takva eğitimi
için en ideal yoldur. Zira oruç, insana maddi
arzuların esiri olmamayı, Allah’ın sınırlarına riayet
etmeyi öğretir. Oruç sayesinde insan kendisine
hâkim olmayı öğrenir, olgunlaşır ve Allah’ın rızasına
mazhar olur. O’ndan hakkıyla sakınan değerli
kulların yani muttakilerin arasında yerini alır.
Muhterem Müminler!
İşte bu rahmet, mağfiret ve cehennem
azabından kurtuluşumuza vesile olacak Ramazan ayı
münasebetiyle bir muhasebe yapıp, çok önemli
bulduğum bazı hususları ifade etmek istiyorum:
İslam, insanlığı karanlıklardan aydınlığa
çıkarmak için gönderilmiş en büyük nimettir. Çünkü
onun adı barış, huzur, kurtuluş anlamına
gelmektedir.
Barışın, huzurun ve kurtuluşun gerçekleşmesi
insanoğlunun kendisinden istenen ahlaki ilkelere
uyması, iyi olup iyiliği yaymaya, kötülükten uzak
durup başkalarını da uzaklaştırmaya çalışmasıyla
mümkündür.
İslam, iyi olan ve iyiliğe götüren madde ve
davranışlara helal; kötü olan ve kötülüğe götüren
madde ve davranışlara da haram ismini vermiştir. Bir
diğer ifadesiyle temiz ve faydalı olanlar helal, pis ve
zararlı olanlar haram kılınmıştır.
Yüce Kur’an bu hususu A’râf suresinin 157.
ayetinde şöyle ifade eder: “Onlar ellerindeki
Tevrat’ta ve Ġncil’de yazılı buldukları o elçiye, o
ümmi peygambere uyarlar. Peygamber onlara
iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder.
Yine onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram
kılar…”
4
İslam sağlığa zarar veren şeyleri de haram
dairesi içerisinde değerlendirmiştir. Peygamber
Efendimiz de insanların çoğunun aldandığı iki
şeyden birisinin sağlık olduğunu belirtmiştir.
Buradan çok net bir şekilde ortaya çıkıyor ki,
insanın hem kendi bedenine hem de başkasının
bedenine zarar vermesi yasaklanmıştır. Peygamber
Efendimiz


Zarar vermek de, zarara
zararla karşılık vermek de yoktur”5
sözünü küllî
bir kaide olarak tüm insanlığın dikkatine sunmuştur.
Zira ırkı, dini, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun
insanın koruma altında tutulması zaruri olan beş
hakkı vardır. İlmihal kitaplarında buna zarûrât-i
hamse denir: Canını korumak, aklını korumak, dinini
korumak, malını korumak, neslini korumak. İnsanın
bu beş hakkını korumak farz, bunlara zarar veren her
şey de haram kılınmıştır.
İslam, neyi haram kıldıysa onda kötülük ve
insana zarar, helal kıldığı şeylerde de temizlik ve
insana fayda vardır.
Küreselleşen dünyada bu kötülükler ve zararlar
nerede işleniyor olursa olsun çok kısa zaman içinde
dünyanın her yerine yayılma riski taşımaktadır.
Çünkü insanoğlu artık dünyanın bir ucundan diğer
ucuna bir gün sürmeyecek kadar kısa bir vakit
içerisinde ulaşma dönemini yaşamaktadır. Her
kültürden, her ırktan, her inançtan, her medeniyetten
insan aynı otelde tatil yapma, aynı salonda yemek
yeme, birkaç metrekare alandan oluşan aynı ortamı
paylaşma durumunu yaşamaktadır.
O zaman sadece size değil, sadece yaşadığımız
şehrin insanlarına değil, sadece Müslümanlara değil,
tüm insanlara seslenmek istiyorum:
Ey insanlar! Canımıza, aklımıza, inancımıza,
malımıza ve neslimize zarar veren şeylerden uzak
duralım.
Ey insanlar! Sağlığımıza zarar veren şeylerden
uzak duralım. Çünkü bundan sadece bu kötülüğü
işleyen ya da zararlı maddeyi kullanan kimse değil,
sadece çevresindeki insanlar değil, binlerce km.
uzakta olanlar da zarar görüyor. İşte dünya tarihinin
daha önce bu çapta şahit olmadığı bir hadiseyi 21.
asrın insanı dünyanın her yerinde yaşıyor;
Koronavirüs salgını. Bu asra kadar bölgesel, yöresel
olmuş ama küresel olarak böyle bir durumu dünya
ilk defa yaşıyor.
Bu bağlamda şu müşahhas örnekler üzerinden
tüm dünyaya çağrıda bulunmak istiyorum:
Ey insanlar! Geliniz, taharete önem verelim.
Su ile istincanın, temizlenme anlayışı ve
uygulamasının bulunmadığı ihtiyaç giderme
yerlerinde taharet, temizlik mümkün mü? Bu ve
benzeri virüslerin sebebinin pislik ve kirlilik olduğu
bilimsel olarak ispatlanmıştır. İslam, temizliği
imanın yarısı saymaktadır. Tahareti ibadetin şartı
kılmıştır. Namazlardan önce elleri, kolları, ağzı,
burnu, yüzü kulağı, yani tüm abdest azalarını üçer
kere yıkamanın hikmeti nedir? Gerektiği zaman
gusül abdesti almanın hikmeti nedir?
Ey insanlar! Bu virüsten bir kişi ölmesin diye
seferberlik halindeyiz. Sadece ülkemizde bir günde
300’ü aşkın, dünyada bir günde 20.000’i aşkın kişiyi
öldüren sigara virüsüyle topyekün ne zaman
mücadele edeceğiz? Bu ölenler insan değil mi?
Koronavirüs kapma riski 14 kat daha fazla olan bir
sigara içicisi sadece kendisi değil, daha kaç kişiye
bulaştıracağı belli değil bu virüsü. Gelin, İslam’a
göre haram olan sigara ile topyekün mücadele
edelim ve 1.5 milyara yakın insanı bu virüsten
kurtaralım. Sigaranın hem kendi bulaşıcılığına ve
hem de bu ve benzeri virüslerin bulaşıcılığını
artırmasına da son vermiş olalım.
Ey insanlar! İslam sarhoşluk verici ve
uyuşturucu maddelerin içilmesini haram kılıyor.
Çünkü her yıl yüzbinlerce insan bu yüzden
hastalanıp, ölüyor. Yüzbinlerce insanın aklı zarar
görerek sarhoşluk halinde ve uyuşturucu aldığı
esnada, cinayetler işliyor, kazalar yapıyor. Geliniz,
sarhoşluk verici ve uyuşturucu maddelerle topyekûn
mücadele edelim.
Ey insanlar! İslam zinayı en büyük
haramlardan kabul ediyor. Lûtîliği, Eşcinselliği
lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları
beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesi. Yılda
yüzbinlerce insan gayri meşru ve nikâhsız hayatın
İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın
sebep olduğu Hiv virüsüne maruz kalıyor. Geliniz,
bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte
mücadele edelim.
Ey insanlar! Kur’an-ı Kerim insanın
yeryüzünün toprağından yaratıldığını ve yeryüzünü
imar etmekle görevlendirildiğini bildirmektedir.
Ancak insan atıklarla, çöplerle, israfla, çevreyi
kirleterek, hayvanlara eziyet ederek, ormanları
yakarak yeryüzünü tahrip etmeyi sürdürüyor.
Geliniz, hep birlikte kendi ellerimizle yaptığımız
fenalıklardan dolayı başımıza gelen musibetlerden
ders alarak her türlü kötülükle birlikte mücadele
edelim.
Ey insanlar! İslam’ın peygamberi Hz.
Muhammed (s.a.s), “Komşusu açken tok yatan
bizden değildir”6
buyuruyor. Bu yüzden insanları
karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gönderilen
Kur’an ve onun peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s)
yeryüzünde iyilik egemen oluncaya kadar
yardımlaşmayı, dayanışmayı, zekâtı, infakı, adaleti,
ihsanı, yakınlara bakmayı emrediyor. Her türlü
kötülükten, fenalıktan, zulümden, haksızlıktan men
ediyor. Ancak yeryüzünde her üç dört saniyede bir
insan açlıktan, yine her üç dört saniyede bir insan da
tokluktan, fazla yemekten ölüyor. Sömürgecilik, faiz,
içki, kumar, haksız kazanç, kul hakkına riayet
etmeme, ırkçılık, terör örgütlerini silah fabrikalarıyla
desteklemek, “Kıyametin kopması ve Tanrı
krallığının gerçekleşmesi için dünyayı kaosa
sürükleyen küresel sapkın inanç merkezlerinin
faaliyetleri” vb. onlarca kötülük dünyanın dengesini
bozuyor ve insanlığı akla hayale gelmedik
musibetlerle karşı karşıya getiriyor.
Geliniz, ibret alalım, ders alalım, ahlaka
sarılalım, temizliğe sarılalım, adalete sarılalım, ilim
ve irfanla, bilgi ve hikmetle, bilim adamlarının
insanlığın faydasına yönelik ortaya koyduğu
hakikatlerden istifade ederek barış ve kardeşlik
içerisinde yaşamaya çalışalım. Bu mübarek Ramazan
günlerinde oruçla sıhhat bulalım, namazla, zekâtla,
fitreyle, sadakayla, yardımlaşma ve dayanışmayla
arınalım, huzura ulaşalım. Kur’an okuyarak ve
emirlerine uyup, yasaklarından uzak durarak
bedenen ve ruhen sağlıklı olmaya gayret edelim.
Alacağımız tedbirlerle, ibadet, tevekkül ve
dualarımızla kendimizi her türlü kötülükten
koruyalım. Dünyanın bozulan dengesini düzeltmek
İslam ile mümkündür.
Ey Müslümanlar!
Hep birlikte Müslümanlığımızı yeniden gözden
geçirelim. İbadetlerimiz bizi kötülüklerden
alıkoysun. Sadece Müslümanların değil, tüm
insanlığın iyiliğini amaçlayan İslam’ı öyle diri, öyle
canlı ve sahih yaşayalım ki, bizi öldürmeye gelen
bizde dirilsin. Zira İslam’ı doğru anlamaktan, doğru
yaşamaktan ve doğru anlatmaktan başka çare yok.
ْ,Çünkü

“Allah indinde Din Ġslam’dır.”, “Allah indinde
Din Ġslam’dır.”, “Allah indinde Din Ġslam’dır.”
7
Episode bunu begendi.
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
2018, 2019, cuma, cuma hutbesi, cuma namazi hutbesi, diyanet, haftanin cuma hutbesi, haftanin hutbesi, hutbe indir, hutbe vaaz, hutbeler, hutbeleri, hutbesi, namazı, sevgiforum, türkiye


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık








Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Powered by vBulletin ® Version 3.8.11 .Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd
vBseo 3.6.1
Sevgiforum.com     hack forum     webmaster forumu     imagez.site