Go Back   SevgiForum.NET > İSLAM > İslami Bilgiler > Hutbeler - Vaazlar
Home Menu

Site Navigation

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 3 Hafta önce #131
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.500
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Tarih: 01.05.2020

TARİH: 01.05.2020


RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ
Muhterem Müslümanlar!
Hutbeme başlarken okuduğum âyet-i
kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Rükû edin, secdeye
kapanın, Rabbinize ibadet edin, dünya ve
âhiret için faydalı işler yapın ki kurtuluşa
eresiniz.”1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:
“Akıllı kişi, alçak gönüllü olan, kendini
hesaba çeken ve ölümden sonrası için
çalışandır.”
2
Aziz Müminler!
Allah Teâla, insanı belirli bir amaç
doğrultusunda, en güzel kıvamda yaratmış,
akıl ve irade gibi üstün özelliklerle
donatmıştır. Ondan yalnızca kendisine kul
olmasını, sağlam bir iman ve salih amellerle
dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmasını
istemiştir.
Rabbimizin insana bahşettiği nimetler
sayısızdır. Akıl, irade, ilim, iman, evlat, mal
ve sıhhat bu nimetlerden bazılarıdır. Ancak
bütün bu nimetlere karşı insanın yerine
getirmesi gereken yükümlülükleri vardır.
İnancımıza göre, her nimetin insana yüklediği
bir sorumluluk vardır. Nitekim “Nihayet o
gün dünyada yararlandığınız nimetlerden
elbette hesaba çekileceksiniz.”3
âyeti bu
gerçeği vurgulamaktadır.
Yüce dinimiz İslam’a göre, öncelikle
Cenâb-ı Hakka karşı sorumlu olan insanın,
kendisine, ailesine, yakınlarına ve çevresine
karşı sorumlulukları vardır. İnsan, sahip
olduğu her nimetin, Cenâb-ı Hakk’ın lütuf ve
ihsanı olduğunun farkında olmalıdır.
Yaratılışındaki mükemmelliği, özündeki
güzelliği korumalı, sorumluluk bilincini
kuşanarak her vesileyle Allah’a şükretmelidir.
Kıymetli Müslümanlar!
Sorumluluk, insanın hayatına anlam
katan, onu gayesiz yaşamaktan kurtaran en
güzel haslettir. Sorumluluk bilinci, erdemli bir
hayatın olmazsa olmazıdır. İnsan, sorumluluk
bilinciyle hayatını ve çevresini güzelleştirir.
Sosyal bir varlık olan insan, davranışlarının
diğer insanlarda ve çevresinde nasıl bir etki
oluşturduğunu hesap etmelidir. Bu açıdan
kâmil bir insan, bütün varlık âlemine karşı
sorumluluk duygusu taşıyan bir karaktere
sahiptir.
Değerli Müminler!
Sahurla berekete, oruçla sıhhate,
Kur’an’la nura, teravihle huzura erişeceğimiz
Ramazan ayını idrak ediyoruz. Zekât ve
fitrelerimizle, hayır hasenatlarımızla
sorumluluklarımızı daha çok hatırladığımız
kutlu zamanları yaşıyoruz. Dilimizi zikre,
kalbimizi şükre, aklımızı tedbir ve tevekküle,
bedenimizi sabra alıştıracağımız en güzel
anları yaşıyoruz.
Diyanet İşleri Başkanlığımız her yıl
Ramazan ayında hayatımızı etkileyen önemli
bir konuyu gündeme taşımaktadır. Bu yıl tema
olarak “Ramazan ve Sorumluluk Bilinci”
belirlenmiştir. Ay boyunca sorumluluk
konusu her yönüyle gündemde tutulacak,
toplum nezdinde duyarlılık oluşmasına ve
sorumluluk şuurunun geliştirilmesine katkı
sağlanacaktır.
Aziz Müslümanlar!
On bir ayın sultanı Ramazan ayını,
sorumluluk bilinci ile karşılayıp idrak
ettiğimizde maddî manevî kazançlarımızı
geliniz beraberce düşünelim.
Ramazan ayı, ilâhî ihsan ve ikramlarla
bize rahmettir, her yönüyle güzelliklerimizi
artırmaya bir davettir. Ramazan ayı, nefsimizi
ve neslimizi imâr ve inşâ için,

ocaklarımızdaki manevî neşveyi ihyâ için bir
mekteptir.
Ramazan ayı, nasûh bir tevbe ve
istiğfarda bulunmaktır. Kalplere huzur veren
zikir ve tesbihatı çoğaltmaktır. Hesaba
çekilmeden önce kendimizi muhasebe
etmektir. Hayatımızda iyiden yana yeni bir
sayfa açmak ve güzel bir başlangıç yapmaktır.
Muhterem Müminler!
Bir Müslüman için Ramazan, oruca
sağlam bir niyettir, ibadetlerde devamlılık için
dirayettir. Sahur vaktinde ve duaların geri
çevrilmediği iftar sofralarında ailemizle ayrı
bir berekete ermektir.
Ramazan, dua ve niyazlarımızda
kardeşlerimizi anmaktır. Gönülden gönüle
prüler kurmaktır. Dua etmek kadar dua
almaktır. En başta anne-baba duası olmak
üzere, muhtacın, mazlumun duasına mazhar
olmaktır. Yaratılmış her ne varsa, Yaratanın
rızası, emri ve hatırı için kendileriyle bağımızı
canlı tutmaktır.
Ramazan, her halimizle Allah’a
şükretmektir, sıkıntı ve ıstırapta sabrı
kuşanmaktır. Nefsimizi terbiye etmek,
elimize, dilimize, belimize, kendimize sahip
olmaktır. Bütün azalarımıza orucumuzu
tutturabilmektir. Mahzun olduğumuz bu
salgın günlerinde camilerimizde saf tutamasak
da evlerimize ailece namazın huzurunu
taşımaktır. Evde kalarak kıldığımız
namazlarla manen yükselmek, her türlü
hastalıktan ve kötülükten korunmaktır.
Teravihle, tekbir ve salât-ı ümmiyye ile
arınmak, huzur bulmak, ruhumuzu
dinlendirmektir.
Kıymetli Müminler!
Yüce kitabımız Kur’ân’ın indirildiği bu
kutlu ayda en güzel amellerden biri Kur’an’ın
sesine, mesajına kulak vermektir. En güzel
kelâmı özenle okumaya, tefekkür etmeye
devam etmektir. Kur’an-ı okuyup anlamak
kadar yaşamaktır, yaşatmaktır ve okutmaktır.
Bu mübarek ay, Allah için yaptığımız ve
bize kat kat fazlasıyla geri dönen
iyiliklerimizdir. Kardeşimizin imkânını
artırdığımız infakımızdır. Vermenin hazzını
tattığımız fitrelerimizdir. Malımızı arındırıp
bereketlendirdiğimiz zekâtlarımızdır.
Evet, Ramazan ayı, kimsesizlerin
yüzünde oluşturduğumuz tebessüm
yüreklerindeki sevinçtir. İyilik uğrunda hiçbir
şeyi ötelemediğimiz en güzel manevi
iklimimizdir.
Değerli Müslümanlar!
Bu ayda bize düşen görev, kulluğumuzu
pekiştirmek, sorumluluk duygumuzu, takva
bilincimizi geliştirmektir. Yüce Allah'a,
Resûlullah’a (s.a.s) ve Kitabullah’a her
şeyden çok vefalı olmaktır. Vefalı olanlarla
dostluğumuzu artırmaktır. Kıymeti iyi
bilinmesi gereken bu sayılı günler, bin aydan
hayırlı Kadir gecesiyle bizi istikamete, her
şeyden yüce, Allah’ın rızasına yaklaştıran bir
fırsattır.
Aziz Müminler!
Gecesiyle gündüzüyle mübarek bir
aydayız. Diğer taraftan salgın hastalıkla ağır
bir imtihandayız. Zamanın değerini, hayatın
anlamını, gençliğin önemini, bir lokma
nimetin ve bir nefes sıhhatin şükrünü idrak
edelim. Bir virüsle hayatımızın değiştiği zor
zamanda bu salgın hastalıktan korunmak için
sorumluluklarımızı yerine getirelim. Dünyada
bir misafir olduğumuzu, şu fâni hayatın
ahirete hazırlık yurdu olduğunu unutmayalım.
Taşıdığımız sorumluluğun meşakkatli ama
kıymetli olduğunun idrakinde bir hayat
sürelim. Dünyalık ne varsa, hepsine bir yolcu
kadar değer verelim.
Sorumluluk duygusunu kuşanmanın
erdemiyle, Müslüman olarak yaşamanın
izzetiyle Allah’ın huzuruna varalım. Nihai
hedefimizin Allah rızası olduğunu aklımızdan
çıkarmayalım. Her günümüzü, Rabbimizin
rızasına uygun faydalı işlerle, salih amellerle,
iyilik arzusu ve tefekkür sermayesi ile
değerlendirip kurtuluşa erelim.


Episode bunu begendi.
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 3 Hafta önce #132
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.500
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart 8.05.2020

8.05.2020



RAMAZAN: İNFAK, YARDIMLAŞMA
VE PAYLAŞMA AYI
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam, toplum hayatında huzur
ve sükûnetin hakim olmasını amaçlar. Bunun için
iyilik ve fedakârlığı, yardımlaşma ve paylaşmayı
emreder. Kötülüğü, bencilliği ve cimriliği ise
yasaklar. İnsan, yaratılışı gereği bir diğerinin ilgi ve
sevgisine, yardım ve desteğine ihtiyaç duyar.
Cenâb-ı Hak “Dünya hayatında onların
geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Bir
kısmı diğerini istihdam etsin diye çeşitli
alanlarda kimini kimine, derece derece üstün
kıldık.”1 buyurarak bu gerçeği bize haber verir.
İnsana düşen sahip olduğu imkanları bencilce
kullanmak değil, elindekileri kardeşleriyle
paylaşmaktır. İşte insana paylaşma bilinci
kazandıran, böylelikle dünya ve ahiret mutluluğuna,
nihayetinde Rabbinin rızasına kavuşturan tüm
ibadetlerin ortak adı infaktır.
Aziz Müminler!
İnfak, kişinin Allah’ın kendisine emanet ettiği
mal ve servetten, maddi ve manevi nimetlerden
başkalarını da yararlandırmasıdır. Bütün canlılara
iyilik yapma ve yardımda bulunma çabasıdır. Anne
babaya, eş ve çocuklara, yakın ve uzak akrabaya,
arkadaş ve komşulara hasılı tüm insanlara faydalı
olma gayretidir.
İnfak, insanın fıtratında var olan yüce
duyguları harekete geçirir. Kişinin nefsini
arındırmasına, çevresiyle ilişkisini güçlendirmesine,
üzüntü ve kederden kurtulup Rabbinin hoşnutluğunu
kazanmasına vesile olur. Nitekim Cenâb-ı Hak bir
ayet-i kerimede şöyle buyurur: “Mallarını gece
gündüz; gizli ve açık infak edenler için Rableri
katında ecirler vardır; onlar için korku yoktur
ve onlar mahzun da olmayacaklardır.”2
Kıymetli Müslümanlar!
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Allah
yolunda infak edin. Kendi ellerinizle kendinizi
tehlikeye atmayın. İyilik edin, kuşkusuz Allah
iyilik edenleri sever.”3 Ayet-i kerimedeki “kendi
ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın” emriyle
Yüce Rabbimiz, cimrilik edip Allah yolunda infak
etmekten kaçınmanın, hem fert hem de toplum için
tehlike oluşturacağını haber vermektedir.
Değerli Müminler!
Her alanda olduğu gibi infak konusunda da en
güzel örneğimiz Resûl-i Ekrem (s.a.s)’dir. O,
ümmetini daima cömertliğe, kanaatkârlığa,
paylaşmaya ve yardımlaşmaya davet etmiştir.
Zekat, sadaka, fitre ve fidyelerin yanında gönüllü
yardımlarla zengin ve fakirler arasında iyilik
prüleri kurmuştur. Bir defasında kestiği koyundan
geriye ne kaldığını Hz. Âişe validemize sormuş,
“Sadece bir kürek kemiği kaldı Ya Resûlallah!”
cevabını alınca, “Ey Âişe, desene bir kürek kemiği
hariç tamamı bizim oldu.”4 buyurmuştur.
Peygamberimiz bu veciz ifadesiyle verdiğimiz kadar
kazandığımıza ve Allah yolunda harcamanın
bereketine işaret etmiştir. Bir başka hadisinde ise
müminleri şu sözlerle iyiliğe teşvik etmektedir:
“Her kim Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını
giderirse; Allah da onun bir ihtiyacını giderir.
Her kim de bir Müslüman’ın bir sıkıntısını
giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından
bir sıkıntısını giderir. Her kim dünyada bir
Müslüman’ın ayıbını örterse Allah da kıyamet
günü onun ayıbını örter.”5
Aziz Müslümanlar!
Allah ve Resûlüne gönülden bağlanan
müminler, tarih boyunca infak bilincini kuşanmış,
yardımlaşmayı hayatlarının merkezine almıştır.
Sahip oldukları ilmi ve iktisadi birikimlerini
başkalarıyla paylaşmıştır. Cömertlik ve fedakarlıkta
hep ön safta olan ecdadımız, infakı kalıcı hale
getirmiş, yaşadıkları her coğrafyada vakıf ve
merhamet medeniyeti inşa etmiştir. Yeryüzünde
hayrın ve hasenatın, iyiliğin ve güzelliğin hakim
olması için çalışmak bizim köklerimizde vardır. Bu
gün de aziz milletimiz aynı şuur ve gayeyle iyiliğin
öncüsü, insanlığın umudu, huzurun ve güvenin
teminatı olmaya devam etmektedir elhamdülillah!
Muhterem Müminler!
İnfak, sadece maddi yardımlardan ibaret
değildir. Allah Resûlü (s.a.s), gönülden gelen,
yüreklere dokunan, dertlere deva olan her güzel
davranışı infak kapsamında değerlendirmiştir.
Peygamberimize göre infak, kimi zaman namaz için
atılan bir adım, kimi zaman da sevinci ve kederi,
varlığı ve darlığı paylaşmaktır. Kimi zaman
muhtaca, mazluma, muhacire el uzatmak, kimi
zaman da yolunu şaşırana yol göstermek, insanlara
eziyet veren bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Bazen
borçluya anlayışlı davranmak, bazen de eş ve
çocuklara, ana baba ve kardeşlere, akraba ve
komşulara güleryüzlü davranmak, tatlı söz
söylemektir. Bazen hayvanlara iyilikle muamele
etmek, bazen de yeryüzünün barış ve ıslahı için çaba
sarf etmektir.
Değerli Müslümanlar!
Maalesef, tüketim ve bencilliğin öncelendiği,
yardımlaşma ve paylaşmanın ötelendiği bir çağı
yaşıyoruz. Sonu gelmez hırslar ve menfaat
çatışmaları sebebiyle dünyamızı yakıp yıkan
savaşlar yaşanıyor. Dünyanın bir ucunda insanlar bir
lokma ekmeğe ve bir damla suya muhtaçken diğer
ucunda tonlarca nimet bilinçsizce israf ediliyor.
Halbuki insanoğluna düşen, Cenâb-ı Hakk’ın
kendisinden beklediği adaletli ve merhametli hayatı
inşa etmektir. Bu hayatın kodlarında, dine ve akl-ı
selime aykırı şeyler yoktur. Hayır ve hasenat
yapmaktan kaçınmak yani cimrilik ve bencillik
yoktur. Bu güzide hayatta iyilik, yardımlaşma,
paylaşma, cömertlik ve infak vardır.
Kıymetli Müminler!
Mağfiret gölgesinin üzerimize düştüğü
Ramazan-ı şerif, infak, yardımlaşma ve paylaşma
ayıdır. Allah rızası için karşılıksız vermenin
mutluluğunu derinden hissetme, fakirlere,
kimsesizlere, yetimlere ve darda kalanlara
gönüllerimizi açma vaktidir. Zekâtlarımızı, fitre ve
sadakalarımızı ihtiyaç sahipleriyle buluşturma
anıdır.
O halde, bu mübarek ayda bol bol infak
etmeye gayret edelim. Mümine yakışır bir nezaket
ve zarafetle, infak adabına ve ihsan ahlakına uygun
olarak, incitmeden ve asla gösterişe kapılmadan
yardımlarımızı yapalım. Cenâb-ı Mevlâ’nın “Allah
yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine
başkasını verir.”6 müjdesiyle hayır ve
hasenatımızın sevap ve mükafat olarak bize geri
döneceğini aklımızdan çıkarmayalım. Unutmayalım
ki infak etmenin hazzını ve huzurunu idrak
edememiş, cimriliğe saplanmış, israf çıkmazında
debelenen bir ferdin ne kendisine ne de içinde
yaşadığı topluma faydalı olması, huzur ve güven
telkin etmesi mümkün değildir.
Hutbemi Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla
bitiriyorum: “Herhangi birinize ölüm gelip de ‘Ey
Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar
geciktirsen de infakta bulunup iyilerden olsam!’
demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz
şeylerden Allah yolunda infak edin.”7
Episode bunu begendi.
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 1 hafta önce #133
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.500
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart 22/05/2020

22/05/2020



BİR ÖMRÜ RAMAZAN GİBİ YAŞAMAK
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin, müminlere lütfu olan
Ramazan; bereketiyle, esenliğiyle, rahmetiyle bir ay
boyunca bizi kuşattı. İlâhi tedrisatıyla eğitti. Edâ edilen
ibadetlerle, kulluğun zirvesine eriştirdi. Ötelerden
haber verdiği muştularla, gönüllerimizde ümidi
yeşertti. Şimdi ise getirdiği müjdelerle bizi sevindiren
rahmet ayına veda etmenin hüznü içerisindeyiz.
Ramazan-ı şerif’in bu son günlerinde her
birimizin niyazı, bağışlanmış bir kul olarak Rabbimizin
rızasına nail olmaktır. Bu ayda kazandığımız tüm güzel
hasletleri bir ömür muhafaza ederek, istikamet üzere
hayatımızı idâme ettirmektir. Zira Allah’a kulluk
vazifemiz, “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine
ibadet et.”1 ayetinde buyurulduğu üzere son
nefesimize kadar bir ömrü Ramazan gibi yaşamaktır.
Aziz Müminler!
Kur’ân ayı Ramazan’da, hayat rehberimiz
Kitâbullâh’ı okumaya ve anlamaya her zamankinden
daha fazla gayret gösterdik. Hak ve bâtılın ayrımını
daha çok idrâk ettik. Gönül ve zihin dünyamızı
Kur’ân’ın nuruyla aydınlattık. Onun uyarılarıyla dünya
ve ahiret sorumluklarımızı yeniden hatırladık.
Kelâmullâh’ın sadrâ şifa, gönüllere rahmet olduğunu
en derinden hissettik. Kurân ahlâkını kuşanmanın ne
yüce bir mertebe olduğunu anladık.
O halde geliniz! Kur’ân’ın bize öğrettiği
değerleri bir ömür yaşayalım, yaşatalım. Ramazan’dan
sonra da Yüce Kitabımızla irtibatımızı koparmayalım.
Her gün bir miktar okuyalım. Öğütlerine kulak
verelim. Hayatımızı onun ilkeleri doğrultusunda inşa
edelim.
Kıymetli Müslümanlar!
Bir ay boyunca tuttuğumuz oruçla irade eğitimi
ve sabır imtihanından geçtik. Orucumuzu nefsimizin
heva ve heveslerine kalkan eyledik. Her türlü kötülüğe
karşı Sevgili Peygamberimizin tavsiyesiyle “Ben
oruçluyum”2 dedik. Kendimizi tutarak elimize,
dilimize, kalbimize hâkim olduk. Oruç tutmanın
rikkatiyle sevgiyi, şefkâti, merhameti kuşandık.
Rabbimizin bize bahşettiği sayısız nimetlere karşı
şükrümüzü artırdık.
Öyleyse geliniz! Orucun eğittiği iradelerimizin
değerini bilelim. Nefsimizin arzu ve isteklerine karşı
kendimizi tutalım. Dilimizi yalan, iftira gıybet,
koğuculuk gibi çirkin sözlerden uzak kılalım.
Kalbimizi her türlü kin, haset, nefret, bencillik, öfke
gibi kötü duygulardan arındıralım. Ailemize,
çevremize ve tüm mahlûkâta şiddetle değil,
merhametle yaklaşalım. Zihnimizi hakikat, gönlümüzü
muhabbet üzere tutalım.
Değerli Müminler!
Ramazan’da can u gönülden edâ ettiğimiz
ibadetlerle Cenâb-ı Hakk’a olan kurbiyyetimizi
artırmaya çalıştık. Bu ibadetlerden birisi de “Secde et
ve Rabbine yaklaş.”
3 ayetinde buyurulduğu üzere
namazdır. Bu sene camilerimizde terâvih namazlarını
birlikte edâ edememenin üzüntüsü içerisindeydik.
Fakat evlerimizde aile fertlerimizle cemaat oluşturarak
hanelerimizi mescide çevirmenin sevincini ve
coşkusunu yaşadık. Ailece kıldığımız namazlarla
çocuklarımızda namaz bilinci oluşturduk. Namazın,
Rabbimizle buluşma anı olduğunu kalben hissettik.
Şimdi geliniz! Yüce Rabbimizin “Ailene namazı
emret; kendin de ona sabırla devam et.4 emri gereği
aile fertlerimizle birlikte “dinimizin direği” olan
namazlarımızı kılmaya özen gösterelim. Gözümüzün
nuru, gönlümüzün süruru olan namazı, günlük
telaşlarımız arasına sıkıştırmayalım. Aksine tüm bu
hengâmeden kaçmak için ona sığınalım. Namazı, zikir
ve şükür vesilesi kılalım.
Aziz Müslümanlar!
Hayır hasenatı çoğaltma mevsimi olan rahmet
ayında, Allah’ın bize ihsan ettiği maddî mânevî
nimetlerden, ihtiyacı olan kardeşlerimize ikrâm ettik.
İnfakla iyilikleri çoğalttık, kalplerimizi birleştirdik.
İnfakın verdikçe bereketlenen bir iyilik damarı
olduğunu gördük. Daha çok biriktirme ve tüketme
hırsımıza, infakla dur dedik. Allah Resûlü (s.a.s)’in,
“Her iyilik bir sadakadır.”
5 hadis-i şerifini ilke
edinerek, nice iyilikler biriktirdik.
Geliniz! Malımızı, ilmimizi, sevgimizi,
şefkatimizi, tecrübemizi, emeğimizi kardeşlerimizle
paylaşmayı sürdürelim. Tüm hayatımızı, infak
bilinciyle yaşayalım. Mümin kardeşimizin derdiyle
dertlenip, hayır duasını alalım. Sadakalarımızla
kazalardan, belalardan, hastalıklardan korunalım. İnfak
anlayışıyla güzîde vatanımızın dört bucağından, yedi
kıtaya uzanan gönül köprüleri kuralım. Şu fânî
dünyada yaptığımız iyiliklerle kubbede hoş bir sadâ
bırakalım.
Muhterem Müminler!
Mağfiret ayında merhametlilerin en merhametlisi
olan Yüce Allah’a iltica ettik. İşlediğimiz günahlardan
pişman olup, Gaffâr olan Rabbimizden af diledik.
Settâr ismiyle ayıplarımızı, kusurlarımızı örtmesini
niyaz ettik. Rahmân’ın katında affa mazhar olmanın,
O’nun kullarını affetmekten geçtiğini öğrendik. Dargın
olduğumuz mümin kardeşimizi bağışlayarak,
affetmenin şerefine nail olduk.
O halde, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in, “Bir daha
dönmemek üzere günahı terk etmek”6 olarak
nitelendirdiği nasuh tevbemizi bozmayalım. Tevbeyle
yeni açtığımız tertemiz sayfamızı salih amellerle
süsleyelim. Cenab-ı Hakk’ın kıyamet gününde
kusurlarımızı örtmesini istiyorsak öncelikle biz
birbirimizin kusurlarını örtelim. Mümin kardeşlerimizi
en güzel üslupla ve özel olarak uyarıp günahlarını asla
ortaya dökmeyelim. Hataları affederek, aramızdaki
gönül mesafelerini kaldıralım.
Değerli Müslümanlar!
Ramazan ayında manevî duygularımız
yoğunlaştı. İbadetlerimiz, hayır hasenatımız arttı,
hamdolsun! Ancak kulluk vazifemiz sadece bu
mübarek ayla sınırlı değildir. Zira Peygamber
Efendimiz (s.a.s), “Allah’a en sevimli gelen amel, az
da olsa devamlı olanıdır.”7 buyurmaktadır.
Kulluk sorumluluğumuzun bir ömür devam
ettiğini unutmayalım. Takva bilinciyle her an
kendimizi Allah’ın huzurunda hissederek
davranışlarımıza yön verelim. O’nun emir ve
yasaklarına riayet ederek dünyada mutluluğa, ahirette
kurtuluşa erelim. “Ey iman edenler! Allah için takva
sahibi olun. Herkes yarın için ne hazırladığına
baksın!”8 ayetine kulak verip, ebedi hayatımız için
bugünden hazırlık yapalım.
Kıymetli Müminler!
Onbir ayın sultanı Ramazan’da edâ ettiğimiz
ibadetlerle, Cenâb-ı Hakk’a yakınlığımızı artırdık. Bu
yakınlığı kaybetmeyelim. Rahmet ayında tattığımız
kulluk lezzetini, gönül huzurunu, bir ömre yayalım.
İşte o zaman dünya hayatımız Ramazan, ahiretimiz de
bayram olacaktır.
Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu
duasıyla bitiriyorum: “Allah’ım! Her işimin
koruyucusu olan dinim ile beni ıslah eyle, kurtuluşa
erdir. İçinde yaşadığım, geçimimi sağladığım
dünyamı benim için ıslah eyle, hayırlı kıl. Gidip
ebedî yaşayacağım ahiret hayatımı benim için
hayırlı eyle. Hayatımda her türlü hayrı ziyadesiyle
ihsan eyle. Ömrümü de her türlü şerlerden
muhafaza eyle.
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 1 gün önce #134
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yöneticibyabdullah
 
Üyelik tarihi: 26.07.2013
Mesajlar: 4.500
Mentioned: 14 Post(s)
Tagged: 5 Thread(s)
Ebbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this pointEbbedullah is an unknown quantity at this point
Ebbedullah
Ebbedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Tarih: 29.05.2020



HAMDOLSUN RABBİMİZE
Muhterem Müslümanlar!
Cumanız mübarek olsun. Bu icabet
vaktinde, gönlünüz, hâneniz, ömrünüz ve rızkınız
cumanın bereketiyle dolsun. Üzerine güneşin
doğduğu en hayırlı günde, bizleri saf saf
huzuruna kabul eden, cemaat olma coşkusunu
yeniden yaşatan Rabbimize sonsuz hamd ü
senalar olsun. “Hamd, bizden hüznü gideren
Allah’a mahsustur. Şüphesiz Rabbimiz çok
bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.”1
Ümmetine temizliği ve tezkiyeyi, maddi ve
manevi her türlü kirden ve kirli işten uzak
durmayı öğreten Habîb-i Kibriyâ Muhammed
Mustafa Efendimize salât ve selâm olsun.
Aziz Müminler!
Cuma günü müminlerin bayramıdır ve bu
bayram Asr-ı Saadetten bugüne en güzel hâliyle
camilerde, cemaatle kutlanır. Yeryüzünde
Allah’ın mescitlerindeki huzur ve güveni başka
hangi mekân sağlayabilir? Tevhidle çarpan
yürekler vahdetle secdeye varırken, bu
kardeşliğin sevinci başka nerede yaşanabilir?
Umut ve inanç, teselli ve teslimiyet, muhabbet ve
samimiyet başka hangi ortamda böylesine
güçlenebilir? Camiden ilim ve hikmet alınır; edeb
ve ihsan yayılır. Ezan-ı şerifler yediden yetmişe
müminleri birlik ve beraberliğe çağırır. Şükürler
olsun bu çağrıya uyduk. Özlemle, hasretle
bugünü bekliyorduk. Şimdi vuslat zamanı.
Hislerimizi anlatmaya kelimeler kâfi değil!
Vakit, Rabbimize kulluğumuzu, şükrümüzü,
duamızı ve niyazımızı arz etme vaktidir.
Kardeşlerim!
Aziz İstanbul’un kapıları 29 Mayıs 1453
günü muazzam bir fetihle İslam’a ve şanlı
medeniyetimize açılmıştı. Ecdadımızı rahmetle
ve minnetle anıyoruz. Salgın hastalık sebebiyle
bir süredir kapalı olan camilerimizin kapıları da
yine bugün aziz milletimize ve değerli
cemaatimize açılıyor. Fethin coşkusu ile
camilerimize kavuşmanın sevincini bir arada
yaşıyoruz. Bu büyük nimetin kıymetini bilelim.
Sorumluluğumuzu unutmayalım. Tedbirlere
hassasiyetle uyalım.
Şimdi inşallah Cuma namazının farzını
kılacağız. Ardından birbirimizle musafaha
etmeden, fizikî mesafeye dikkat ederek ve
görevlilerimizin yönlendirmelerine uyarak
buradan ayrılacağız. Cuma namazının sünnetini
evlerimizde kılacağız. Cenâb-ı Hak
ibadetlerimizi kabul buyursun. Bizleri bu salgın
hastalıktan en kısa zamanda kurtarsın. Hutbemi
Peygamber Efendimizin şu duasıyla bitiriyorum:
“Allah’ım! Seni zikretmek, sana şükretmek ve
sana güzelce ibadet etmek için bana yardım
eyle!”
2
__________________
Ebbedullah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
2018, 2019, cuma, cuma hutbesi, cuma namazi hutbesi, diyanet, haftanin cuma hutbesi, haftanin hutbesi, hutbe indir, hutbe vaaz, hutbeler, hutbeleri, hutbesi, namazı, sevgiforum, türkiye


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık








Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Powered by vBulletin ® Version 3.8.11 .Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd
vBseo 3.6.1
Sevgiforum.com     hack forum     webmaster forumu     imagez.site